• Bazen Allah’ın mâlik ve kâhir olduğunu bildirmek için insanın kararının bozulup değiştirilmesi, bazen kararlı olmaya hırslandırmak için insanın kararının geçerli tutulması ve sonra da uyarı üstüne uyarı olsun diye insanın azminin kırılması •
[Allah] seni hep başarısız kılsaydı gönlün umutsuz olurdu. O zaman emel tohumu ekebilir miydin? Emel tohumunu ekmeyip [arzudan] yoksun olsaydı kendi fâniliğini nasıl anlayabilirdi? Âşıklar, murâda eremedikleri için Mevlâ’larından haberdar olmuşlardır.
[Bir yere] yolculuğa yüz kez niyetlenirsin de o seni başka yere çeker. O, acemi at binicisini öğrensin diye dizgini her bir yana çevirir. Uslu at, sırtında binici olduğunu bildiği için güzel güzel gitmektedir.
O, senin kalbini iki yüz sevdaya bağlar, sonra da muratsız kılıp kalbini kırar. [Verdiğin] ilk kararın kanadını kırdığına göre, kanat kıran varlık nasıl gerçek olmaz? Takdiri senin tedbir ipini kopardığına göre, O’nun takdiri senin için nasıl geçerli olmaz?
Mevlânâ, Allah nazarında insanın varlıkların en son halkası olduğunu iddia eder. Bu sebeple o, kendisini kimseye satmamalıdır. O kendisinde bir amaçtır ve onun hayattaki amacı kendisini deşifre etmektir.