«Gerçek Bir, kategorilerin hiçbirisine dahil değildir. O madde, cins, tür şahıs, fasıl, hâssa, araz-ı âmm değildir; hareket, nefis, akıl, küll, cüz', cemî ve ba'z da değildir. O başkasına nispetle bir değil, tersine mutlak birdir, çokluğu kabul etmez. O birleşik ve çok olmadığı gibi, anlatığımız bir çeşitlerinin hiçbirinden değildir. Bir çeşitlerine ilişkin olan özellikler onda bulunmaz. (...) Yalnızca O salt Bir'dir, yani O, Birlik'ten başka bir şey değildir; O'nun dışındaki her birlik çokluk sayılır. Öyleyse birlik, Gerçek Bir'den başkadır. Yukarıda anlattığımız gibi, bütün eşyadaki birlik araz durumundadır. Gerçek Bir, zat itibariyle Bir olandır ki O'nda hiçbir yönden çokluk yoktur. (...) Gerçek Bir'in dışındaki her bir, gerçek değil, mecazi birdir. (...) İlk Gerçek Bir'den gelen birlik feyzi, her duyulur nesneye ve onlara ilişkin olanlara varlık vermiştir. O kendi varlığından sununca, her bir varlık vücut bulmuştur. Şu halde var oluşun sebebi Gerçek Bir'dir ki O, birliğini başkasından almış değildir, tersine O bizâtihi Bir'dir. (...)»
Kındî, İlk Felsefe Üzerine