Nisa Yazıcı

Böyle cennetten gelen bir masumiyet ve mutluluk gösterisi ile hayal gücümü canlandırmamalıydı. Ya da hayatın anlamsızlığıyla ilgili bir rüya gören kalbimi uykusundan uyandırmamalıydı!..
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yarı uykuda olduğum o anlarda, onu yanımda ararken zavallı kalbim acıya boğulur. Bu çaresizlikle kederime ağlarım.
Her şey sona erdiğinde, zaman bir şimşek hızıyla kaybolduğunda ve her şeyi taşıyıp götürdüğünde, ölümlü varlıklarımız dalgalar tarafından yutulunca ya da kayalara çarparak parçalanınca, artık bir varlıktan söz edebilir miyiz? İnsanın kendini ve çevresindekileri kemirip durmadığı tek bir an bile yoktur. Farkında bile olmadan her şeyi yıkar geçer. En masum yürüyüş bile, binlerce zavallı böceğin ölümüne neden olur.
..çünkü ben kalbimi tamamen açtığımda, basmakalıp ve acınası sözler duymak kadar sabrımı taşıran başka bir şey daha yoktur.
Yok olan ruha bir anlık güç ya da azıcık teselli vermekten bile yoksunsundur.