Yazarın başka kitaplarından da okuduklarım var. Yazar hakkında söyleyecek söz bulmak zor. Kendi hayatında yaşadığı olaylardan ilham alınarak yazılmış bir kitap. Çevirmen sözlerini de okumak çok faydalı oldu. Çünkü başka bir perspektiften bakma imkanı verdi. Jack London altın madeni toplamak için bu yola çıkmasaydı, kısa yoldan zengin olsaydı belki de yazar olmayacaktı. Kendi zorlu yolculuklatı okurlarla buluşmayacaktı.
Buck kendini bir yolculukta buldu. İnsanın da bazen ne zaman yola çıktığını anlamadığı gibi. Yoldaki zorluklar, kırılan kemikler, verilen savaşlar, dökülen kanlar onu Buck yaptı. Bu hayatı hiç yaşamamış olsaydı kitabın sonundaki Buck'a ulaşabilir miydi? Köklerinin onu çağırmasına ilk başta kayıtsız kalmıştı. Ama hayattaki en sevdiğinin yokluğunu kabullendiğinde artık özüne dönmüştü zaten.
Geçmişimiz, özlerimiz bazen içimizdedir. Ama keşfetmek için bazı savaşlar vermemiz gerekir. Bazılarımız bu savaşı görmez, bazılarımız savaşta yok olur. Ama Buck gibi sona geldiysek muhakkak ki özümüzü kabul ederiz.