Şule

İnsan ırkı daha konforlu yaşamak adına sanayileştikçe bilmeden veya bilerek kendine zarar veriyor. Verdiği zarara rağmen aynı konforu sağlığında da istiyor. Oysa sağlığını bozan her şeyin konforunu da bozduğunu görüyor. Yine de biyolojik saatinin kendini en iyi hissettiği, en konforlu olduğu gençlik yıllarında kalmasını istiyor.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Reklam
Pil de elektronları bitince biter!
Raf ömrü uzadıkça, işlem gördükçe, rafine oldukça yiyecekler, kendi canlılıklarını kaybederler. Başlangıçta doğal halde iken yiyeceklerde canlılık vardır, çünkü içleri elektron doludur. Amaç bu elektronları almak olmalıyken; biz işlenmiş, raf ömrü uzun gıdalar tüketerek içi sadece proton dolu "ölü" yiyecekler yemiş oluruz. Protonlandıkça biz de yavaş yavaş ölürüz! Biliyor musunuz; insan öldüğü an kaybettiği 21 gramlık ağırlık, vücudundaki toplam elektron miktarının ağırlığıdır. Ölüm, vücutta hiç elektron olmaması ve bu yüzden hiç biyoelektrik akmaması halidir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
“ Sonra kendi kendime dedim ki: Yaşamaya devam etmek zorundasın…”
Alıntı
“Yavaş kanat çırpan kuş, erken uçmaya başlamalı “
Sayfa 45·Kitabı okudu
İnanmadan ikna olmak akla da iltifat sayılmaz.
Reklam