Ne yalan söyleyeyim, bu işi ilk defa yapacağım için biraz endişeliydim; çünkü bu konuyla ilgili, insanı rahatsız edecek rivayetlerle karşılaşmıştım. Yaşanmış deneyimlerin içinde kaybolma riski, en korkutucu olanıydı. Başkasının hayatını izlerken onunla özdeşleşmek ve o olduğunu sanmak, vazoya konulmuş bir çiçek kadar köksüz kalmaya benzerdi. Nasıl ki bir çiçeğin varlık nedeni bir mekanı güzelleştirmek için vazoya konmak değilse, bir insanın varoluş nedeni de bir başkasına benzemeye çalışmaktan geçmiyordu herhalde.
Fakat ne yazık ki filmlerin (Jaws) gösterimde olduğu dönemde köpekbalıklarının korkusuyla yemek yiyen o zamanki çocuklar, yani şimdiki yetişkinlerin bir kısmı, hem şişman hem de gücünü köpekbalıklarını zevk için öldürerek kanıtlamak isteyen kan içiciler oldular. Evet bunlar tarihte yaşandı.