Nice güzel olmayanlar vardır ki bir takım güzel duygularla hislendikleri, yüce düşünceler düşündükleri zaman hoş ve güzel olurlar. Tavırlarına o anda düşündükleri ve hissettikleri şeylerin büyüklüğünün şanı ve heybeti yansır.
Gerek yalnız niyette kalsın, gerek somut belirtileri eyleme dökülsün, her durumda kötü duygulanmalar doğal halinde gereği gibi güzel görünenleri pek çirkin gösterir. Pek Saygın soylu bir kişinin aşık olduğu ve evlenmek üzere bulunduğu bir güzel kadını canice duygular içinde görerek olağanüstü çirkin bulup evliliğinden de sevdasından da vazgeçtiği meşhurdur. Ona ne gerek! Her cani, cinayet işlemeden önceki haliyle kıyaslanamayacak bir çirkinlik peyda eder.
Kazanmaya mecbur olanların birden kazanmaları daha iyi değil midir? Elde bir sermaye olunca vücudunun müsaade ettiği kadar çalışır. Yani artık ihtiyacı için değil, sanatı, şöhreti için çalışır. Geçinmek için çalışmaya ise her gün her saat mecburdur. Hasta olsa da mecburdur hali kudreti olmasa da!
Aslında kibarlıkla zenginliği, fakirlikle adiliği fark edebilmeli. Kibarlık Servet gittikten sonra da kaldığı gibi bazı fakirlerde de yaratılıştan kibar bir mizaç ve tabiat bulunur. Nasıl ki bazı zenginlerde kibarlıktan Eser olmaz.