"Fakat hepimizin bildiği üzere, beynimizin büyük kısmını işgal eden gelenek, alışkanlık ve göreneğin muazzam ağırlığı, geriye kalan kısımdan çıkabilecek parlak ve yaratıcı fikirlerin üzerine çöker, bu ağırlık arada bir işe yarasa ve serbest kalmaları durumunda bizi yoldan çıkaracak abartılı hayallere gem vursa da, bizi, farkında olmaksızın ışığın geldiği yöne dönen bitkiler gibi, irademizin bilinçsizce yönlendirdiği yana ittikleri de bir gerçektir. "
Tüm siyasi, kutsal ve toplumsal inançların kitleler nezdinde yer edinebilmeleri, dini bir şekle bürünmeleriyle muhtemeldir çünkü bu sayede tartışmaya açık şeyler olmaktan kurtulurlar.