Hikmet'e göre ülkemizde herkes aklını oynatmış; memleketin, İsviçre'ye tedavi için gönderilmesi icap ediyormuş. Ancak oradaki doktorlar anlar, diye tutturuyor.
Herhalde bir süre, hiç kımıldanmadan beklemeliydim; sonra hayata yavaş yavaş atılmalıydım. Oysa bana birdenbire, işte evlendin ya, hayatını kazanıyorsun ya, o halde hayata atıldın, dediler.
... her şey aynen eski çağlardaki İbrahim ve İshak'la ilgili hikâye gibi, sadece bir şakaydı. İbrahim tepeden tırnağa soğuk terler dökerek elinde bıçakla oğlunun üzerine çullanmışken birden yukarıdan bir ses gelir: "Yapma! Ben şaka yapmıştım...".
Pek tabii bu, eski çağlarda yaşayanların düzensiz ve organize olmamış seçimlerine benzemez. Söylemesi komik ama onların seçimlerinde seçimlerin sonuçları bile önceden bilinmezdi. Kesinlikle hesap edilemeyecek tesadüfler üzerine, körlemesine devlet inşa etmek, bundan daha anlamsız ne olabilir ki?