XVIII
Ben bütün bunları yazarken lambam soldu, gün doğdu, şapelin saati altıyı vurdu.
Bu ne demekti? Gardiyan gelip hücreme girdi, kasketini çıkardı, beni selamladı; rahatsızlık verdiği için özür diledi ve sert sesini mümkün oduğunca yumuşatarak ne yemek istediğimi sordu.
İçim ürperdi. Bugün müydü?