Bir hikâye, yazarının ellerinden ayrıldığı anda okura ait olur. Ve okur, birbiriyle çelişen, çatışık bir çok şey görebilir. Yazar ise sükûta dalar. Eğer niyet ettiği bu kadar önemli olsaydı, engizisyonlara, hizipleşmelere ve savaşlara mahal olmazdı. Ancak o sessizdir, sessiz. Şiirin yazarı da sessizdir, dünyanın yazarı da. Kendi niyetlerimizden başka hiçbir şeyimiz yok.