“ Benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü, acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç. Benim takıldığım taşlara takıl. Yeniden ayağı kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi. Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin.”
Uğraşma boşuna, seni ancak duydukları ve gördükleri kadar anlayacaklar. Kimse bi sen dahi olmayacak bu dünyada. Kimse tam anlamıyla sende seni bulamayacak. Gücün yetmeyecek herhangi bir dilde kendini tam anlamıyla anlatmaya. Gördükleri ancak kendi anladıkları kadarı olacak..