kayra

kayra
@sum41
zor sevgiler
dipten dipten, "if it be your will" çalıyordu. rahime'nin üzerinde çarşaf yoktu. en azından hayatının son günü örtünmemişti. belki de saklayacak bir şeyi kalmamıştı.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çırılçıplak bir adım attı ve parmaklarıyla göğüs uçları, kente bakan camda aynı anda iz bıraktı. On ikinci kattaki karanlık evin camında kollarını açmış çıplak bir Derdâ vardı. Alnını cama yaslamış, uzaktaki ışıklara bakan. Ya biri görürse, diye endişelenen, sonra da keşke biri görse, diye düşünen. O gece Derdâ, beyaz bir bayrak gibi salladı kendini camın önünde. O gece Derdâ, bir çığlık kadar çıplaktı karanlığın içinde. Ama kimse duymadı. o çığlığı. Önünde kendini açtığı cam ses geçirmediği için, çiğ et gibi dövülmüş bedenini kimse görmedi. Ne çürüklerini görüp polise haber veren oldu, ne de teşhircilikten şikayet eden. Giyinmeden yattı Derdâ.
çünkü bağıran kendisi değil, on bir yıllık hayatıydı.
yanından geçip giden insanlarla. önlerine çıktığı için hızlı adımlarla etrafından geçtikleri, siyahlar içindeki kızı görmeyen ve acelesi olan insanlarla. nasıl anlayamıyorlar, diye düşündü derdâ. yanlarından geçiyorum. buradayım, aralarında. ama hiçbirinin umurunda değilim. görmüyorlar bile beni. hepsi de kör olmuş. ya da bu çarşaf, görünmezlik kumaşından.
tavana baktı. betonda kesirler gördü. çözmeye çalıştı. Sonra annesini gördü. gözlerini derhal kapadı. derdâ, annesinden o yatakta vazgeçti.