Sonra mayıs geldi, sonra ölülerin külleri düştü. Benim saçlarıma gözyaşı düştü, yorgunluk dedim. Omuzlarım düştü, kaldırmak yok dedim. Gözlerim düştü, dudaklarımı açamadım, konuşmak yok dedim. Bir kirpik düştü. Güneş düştü ve kimse kalmadı sağ. Yüreğim öldü. Sonra mayıs geldi ve ben gömüldüm, küllerim düştü. Yeniden doğmak yok dedim. Bu mayıs böyle gelirmiş, baş kaldırmak yok dedim. Bu mayıs böyle gelirse böyle gidermiş. Küllerimi avuçlar, avucuna üflermiş. Toparlanmak yok dedim. Umutlarım öldü. Yüreğimde bir kuş taşıyayım o zaman dedim, kanatları dağıldı. Uçmak yok dedim. Sinekkuşu hareketsiz kalırsa ölürmüş, efsane öyle dedi, bırakın da öleyim o zaman dedim. Hareketsiz kalsın bir kez de yüreğim, bir kez de mayıs ağlasın. Ruhum gibi bedenim de küle bulansın. Küllerime gözyaşları düştü, mayıs çok ağlamış. Sonra mayıs gitti, külleri ben avuçladım. Avuçlarıma üfleyemedim bir türlü.