Sümeyye

Ölüp gittiğimiz zaman, eğer bir gün öleceksek, bizden geriye kalacak olan şey bu. Fosilleşmiş acı. Karbon değil. Tüm acıların çökeleceği bir acı katmanı olacak. Acı kayacı. Acı damarları. Gözyaşlarından, iç çekmelerden, hıçkırıklardan, inlemelerden, korkunç çığlıklardan oluşan kuvars bağları. Artık yaşayan kimse kalmadığında acı belki gerçek bir değere sahip olacak. Acı piyasasını acı enflasyonu yönlendirecek. Altın avcıları gibi acı avcıları olacak, kederi elekten geçirecekler. Hidrolik acı kırıcılar. Acı santrifüjleri. Acının kabuğunu çatlatıp gizli yapısını açığa çıkarmak ve kaybolan insanlığımızın minik, zar kanatlı soluğunu serbest bırakmak için dev bir acı çarpıştırıcısı inşa edeceğiz. İnsanlık. O sözcük. Belki de canlıları acılarına ulaşmak için öldürüyoruz. Ya da kendi acımıza.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Art arda bir yenilenme ve azalma duygusu da var -özgür ben, ölemeyen ben, bakmayın bana.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Kendi kendiyle savaşamayan insan başkalarıyla savaşır. Kendini daha iyiye götürmekten âciz olan biri reform yapmaya kalkışır.
Düşlerimin verdiği hevesle, ne zaman günlük hayatımın seviyesini aşan büyük niyetler edinsem ve bir an için, salıncakla en tepeye çıkmış bir çocuk gibi kendimi yükseklerde hissetsem - her defasında o çocuk gibi parkın zeminine inmek, savaş sancağını dikmeden, kılıcımı kınından çıkarmaya derman bulamadan bozgunu kabul etmek zorunda kalmışımdır.
-ne var ki asla kalıcı bir duygu, asla ruhun özüne nüfuz eden, kalıcı bir heyecan duyamam. Bende ne varsa, bir başka şeyi izleyerek varlık kazanır; ruh kendine karşı yaramaz bir çocukla uğraşırcasına sabırsız. Giderek büyüyen ve hep aynı kalan bir sıkıntı var. Her şey ilgimi çeker, ama hiçbir şey beni avucunda tutamaz. Durmaksızın düş kurarak, yapılmadık iş bırakmam.