Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben'di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben'di . Ama alt edemedim sadece yanılttım sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben'im kadar bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar, Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok!
Özgürlüğü ölümdü; tek başına kalmış, dünya onu korkunç şekilde kendi haline bırakmıştı, insanlar onu ilgilendirmekten çıkmış hatta kendisi bile kendisini ilgilendirmez olmuştu
Bizler bir zamanki gerçek müziği, bir zamanki gerçek edebiyatı bilip tanıyan ve bunlara hayranlıkla kucak açan yaşlanmış insanlar mıydık? Yarın unutulup alay konusu yapılacak ağır nevrozların oluşturduğu bir avuç aptal mıydık sadece? Bizim "uygarlık" bizim "us" bizim "ruh" dediğimiz, bizim güzel ve kutsal diye nitelediğimiz şeyler sadece bir hayal miydi, öleli çok zaman olmuştu da yalnızca biz bir kaç soytarı tarafından gerçek ve canlı gözüyle mi bakılıyordu?