yaz bana
memleket karışmış
tuttuğun takım maçı kaybetmiş
en sevdiğin film tekrar vizyona girecekmiş, muhakkak yaz.
işten çıkınca, sokakta bir kediye rastlayınca
gökte bulutları belki armuda benzettiğin vakit yaz,
bulutun armuda benzemesi nereden baksan şaşılacak şeydir.
boynu bükük çiçek görürsen yaz,
gri kaldırım taşlarının arasına karışmış kırmızı renk taşı görünce yaz,
bahane çok, sen birini tut yakasından, onun için yaz.
canın sıkılır beki, yaz;
ben gülmenin her koşulda bir yolunu bulurum, güldürürüm seni
sen gülmek için yaz.
az çok anlarım şiirden, kelimeler yüreğini daraltırsa yaz,
şarkılar söylerim sana
oje rengi seçmek istersen, belki sadece susmak istersen yaz
seni sevmek, en sevdiğim iple bana örülmüş kazak gibi bir histir şimdi
sen tut ilmeğin ucundan, onun için yaz.
en sevdiğin sanatçı ölmüş, savaş çıkacakmış
mahallenin kedisi uzun süre sonra görünür olmuş, muhakkak yaz.
hiç ummadığın bir sokakta denize denk geldiğinde,
belki kravatını bağlayamazsan, yaz