Ana karakterimiz Macide ailesinden ayrılıp İstanbul'a okumak için geliyor ve ailesinin tanıdıklarının evinde yaşıyor. Bu tanıdıklarının akrabası olan Ömer,ki bu diğer ana karakterimiz, Macide'yi görür görmez ondan çok hoşlanıyor. İkisinin ilişkisini okuyoruz aslında kitapta. Ömer'de kitap boyunca bir çocukluk seziyorsunuz, ne yaptığını bilmeyen ve durumu yönetemeyen bir çocukluk bu yüzden kitabı okurken Ömer'e çok kızdım, Macide'yi soktuğu durumlar olsun kendini soktuğu durumlar olsun. Macide'nin de Ömer'i kısa zamanda böyle benimseyip sürekli onun hareketlerine tahammül etmesi yine beni sinirlendirdi. Birbirinden ne kadar farklı olabilirse iki insan gerçekten o kadar farklılar ama nedense birbirlerine bir şeyler kattıklarını hissettim, özellikle kitap sonunda. Sabahattin Ali kitabı olduğu için tabii ki okunmaya değer bir kitap, gitgellerin olduğu ama okurken sizi o kadar da yormayacak bir kitap. Bence Sabahattin Ali üçlüsünde de 2. sırada okumanız gereken bir kitap. (Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf) Okumayı düşünenlere keyifli okumalar!