“Hiçbir şey bir başkasının yüreklendirici uyarılarından daha fazla alevlendiremez aşkı .
Aşk kördür,kendine güveni yoktur ve herhangi bir dayanak buldu mu hemen sarılır ona.”
—Aleksandr Puşkin,Yüzbaşının Kızı
Amerikalı antropolog Helen Fisher,yaptığı çalışmada hangi yaş,cinsiyet,cinsel yönelim ,dini inanç ve hangi etnik gruptan olursa olsun ,tüm aşık olan insanların aşık oldukları kişilerle ilgili sorulara büyük oranda benzer yanıtlar verdiğini saptamış.Yani büyü seni,beni,hepimizi benzer biçimde etkiliyor.
Aşk…Ne desek az gibi.
Aşk,ateşle oynayan insanların umrunda olmayan şeydir.
Takdisinde değil de,hicranında problem çıkaran düettir.
Aşk,yalnış olduğunu bile bile yürüdüğün yoldur ama güzel olan da budur…
Aşk,yanına gelemediğinde rüyalarına gelendir!
Aşk kıskançlıktır,onda gördüğünü başkası görecek diye ödün kopar!
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması,kimse sana onun gibi dokunamayacağının kanıtıdır.Aşık olduğunu ne zaman anlarsın biliyor musun? Onunla kavga etmeyi,başkasıyla gülmeye değişmediğinde.O nedenledir ki aşk,nerede bıraktıysanız oradadır.
Lakin aşk,vaktiyle hep bir ihtimaldir ve hep çok güzeldir.