Süper-ego tek taraflı bir seçim yapmış ve sadece ebeveynin katılığını, sertliğini, yasaklayıcı ve cezalandırıcı işlevini almış gibi durmaktadır, onların sevgi dolu ilgisi ise alınıp devam ettirilmemiş gibidir. Eğer ebeveynler otoritelerini gerçekten sertlikle kabul ettirmişler ise bunu çocuğun daha sonra gelişen sert süper-egosundan kolaylıkla anlayabiliyoruz. Ancak beklentilerimizin tersine, deneyimler, yetiştirilme tarzı yumuşak ve kibarsa, tehdit ve cezadan mümkün oldukça uzak tutulmuşsa da süper-egonun aynı acımasız sert özelliğini benimseyebildiğini göstermektedir.
Sayfa 118 - Olimpos Yayınları
Alıntı
Vicdan "içimizdeki" bir şey bile olsa baştan beri böyle değildir. Bu durum, hayatın başından beri orada bulunan, yani sonradan dâhil edilmemiş olan cinsel yaşama tezat oluşturmaktadır. Lakin bilindiği üzere küçük çocuklar ahlak dışı davranırlar, haz peşindeki içgüdülerine karşı duran içsel engellemelere sahip değillerdir. Süper-ego tarafından daha sonra ele geçirilen kısım dış güçlerin, ebeveyn otoritesinin etkisiyle rol almaya başlar. Ebeveyn etkisi sevgi kanıtı sunarak ve aynı şekilde sevgi kaybının işareti sayılan ve kendilerine göre korkulması gereken cezaları tehdit unsuru olarak önlerine sererek çocuğu yönetir. Bu gerçekçi kaygı daha sonrak ahlaki kaygının öncüsüdür. Bu baskın olduğu sürece süper-egodan veya vicdandan bahsetmeye gerek yoktur. Daha sonra bunu takip eden şey ise dış baskının içselleştirildiği ve süper-egonun bu ailevi unsurun yerini alarak daha önce ebeveynin çocuğa yaptığı gibi egoyu gözetlediği, yönlendirdiği ve tehdit ettiği ikinci durumun (hepimiz bunu normal olarak değerlendirmeye çoktan hazırız) kendini göstermesidir.
Sayfa 117 - Olimpos Yayınları
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"DÜNDEN BUGÜNE : İki aylıkken "Steteskop" diyen bir çocuk, yakın çevresinde acayip takdir görür ve haklı olarak "Süper zeka" lakabıyla ünlenir... Aynı çocuk, yaşı onsekize geldiğinde de sadece aynı kelimeyi söyleyebiliyor, ortalıkta "Steteskoop! Steteskoop!" diye dolanıyorsa, ünü artmaya devam edecektir belki ama lakabı ilginç bir şekilde "Süper salak" olarak değişmiş olacaktır. İşte toplum böyle nankör bir yaratıktır. Önce omuzlarına alır yüceltir, sonra yere atar cüceltir. Allah kahretsin!.."
Sayfa 35·Kitabı okudu
Yalan, olmamış bir şey için oldu demektir. Ama belli bir yerde belli bir zamanda olabilecek tek bir şey vardır. Ve o anda o yerde olmayan sonsuz şey vardır. Ve olmamış bir şeyi düşünmeye başlarsam olmamış diğer bütün şeyleri de düşünmeye başlıyorum.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Melankoli atakları=Depresyon atakları 3
Hastalığın bazı şekillerinde aksi türde bir olay gerçekleşir, sanki süper-ego bütün gücünü kaybetmiş ya da ego karşısında eriyip bitmiş gibi ego kendisini keyifli bir sarhoşluk içinde bulur, zaferini kutlar üstelik bu özgür manik ego bütün açlıklarını ket vurulmamış bir tatmin duygusuyla karşılamak için kendine izin verir.
Sayfa 116 - Olimpos Yayınları
Alıntı
Melankoli atakları=Depresyon atakları 2
Süper-ego, kendi insafına kalmış zavallı egoya en katı ahlak kurallarını uygular, genellikle ahlak beyanlarında bulunur ve ahlaki suçluluk duygumuzun ego ile süper-ego arasındaki gerilimin ifadesi olduğunu birden anlarız. Bize Tanrı tarafından verildiği varsayılan ve bu nedenle derinlemesine içimize işlenen ahlakın (bu hastalarda) periyodik bir olgu olarak işlev gördüğünü fark etmek çok etkileyici bir deneyimdir. Belli bir aydan sonra bütün bu ahlak telaşı sona erdiğinden süper-egonun eleştirileri de sükûnete kavuşur, ego kendine gelir ve bir sonraki atağa kadar tekrar bütün hakların tadını çıkarır.
Sayfa 116 - Olimpos Yayınları
Alıntı