Dışarıda, dünya uğulduyor ya da uyukluyor, savaşlar patlak veriyor, insanlar yaşayıp ölüyor, uluslar yok oluyor, bir süre sonra batacak başka uluslar doğuyor. Bütün bu gürültü ve öfke içinde, bu taşkınlar ve bu çatlamalar içinde, dünya yol alıyor, tutuşuyor, parçalanıyor ve yeniden doğuyor; insan yaşamı ise çırpınıp duruyor.
Birinin sessizliğe ihtiyaç duyabileceği onun aklına asla kendiliğinden gelmez. Sessizliğin içeriye gitmeyi sağladığını, yalnızca dışarıdaki yaşamla ilgilenmeyenlere gerektiğini onun anlayabileceğini sanmıyorum, çünkü onun içi dışarısı kadar, sokak kadar kaotik ve gürültülüdür.
"Dünya erişilmez bir gerçekliktir, onu tanıma çabası boşunadır. Dünya hakkında ne biliyoruz? Hiç. Her bilgi düşünümsel bilincin kendi kendini keşfinden başka bir şey olmadığına göre, dünyanın canı cehenneme!"