"Bilincin uyanışının doğumumuzla çakıştığına yanlış yere inanırız. Belki de bundan başka bir canlılık hali hayal edemediğimizdendir. Sanki hep görmüş ve hissetmişiz sanırız kendimizi ve bu inançtan güç alarak, bilincin doğduğu önemli anı dünyaya geldiğimiz anla özdeşleştiririz."
"Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir" lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında ise artık iş işten geçmiştir.
...Hayatına hiçbir anlam bulamadığını maskelemeye çalışan insanın kendini elden geldiğince uyuşturması kalır geriye.
Ölüm korkutucu değil. Unutmanın da önüne geçilemez. Her şeyi unutmuş olan ben, şu anki ben olmayacağım. Şu anki beni hatırlayamazsam, ölümden sonra hayat olsa dahi, nasıl bir ben olmak bu?