Hiç düşündünüz mü bilmem fakat kötü kalpli cadının sihirli aynadan cevabını merak ettigi "Benden güzeli var mı dünyada?" Sorusunu bugün herkes sosyal medyada başta fotoğraf ve video paylaşım sitesi Instagram Facebook ve Twitter üzerinden sormuyor mu? Hatta milyarlarca insan, henüz adı salgın bir hastalık olarak tıp literatürüne girmese de sosyal medyada saatlerini harcayıp paylaşımlarnının kimler tarafından "like" landığını yani beğenildiğini takip etmiyor; kendi sihirli aynasına "Var mı benden güzeli dünyada?" Diye sormuyor mu? Masaldakinin yani gerçek olmayan dünyanın, o gerçekleri söyleyen aynasının aksine elimizde kendimize ait sihirli aynamız akıllı cep telefonları, bize yalan olduğunu bildiğimiz bir şey söylüyor. "Dünyanın en güzeli sensin." Bu durumda insan, milyarlarca kullanıcının kilitleri yok sayarak birbirini rahatça görme imkanı olduğu alanlarda "Var mı benden güzeli?" Diye soruyor ve bunu kendi güzelliği ya da varlığı ile yapmanın ötesine geçerek beğeni için, olmadığı insan kılığına giriyor. Kendi benliği ile ifade ettiği zaman alacağı olumsuz tepkileri bertaraf ettiği ama giderek kendi kimliğinin önüne geçen bir maske ile sosyal medyada yer alıyor.
Parmaklıklar sessizliğe karşı ne yapabilir?
Parmaklıklar kalbin derinliklerinden yükselen ve insanın yüzüne huzur gülümsemesi getiren bir duaya karşı ne yapabilir?
Himmlisch ist's wenn ich bezwungen
Meine irdische Begier;
Aber noch wenn's nicht gelungen,
Hatte ich auch recht hübsch Plaisir!"
Görkemli bir şey olur yenebilsem
Dünyevi tutkularımı ;
Ama bunu başaramasam bile
Yine de mutluluk duyardım!