Bir erkeğin sevdiği kadına kütüphane hediye etmesi kimin aklına gelirdi? Çıldırmış gibi dört nala giden kapitalizmin, aşkı bile tek taş yüzüğün karatıyla ölçtüğü bu çiğ zamanlar için öylesine sarsıcı bir örnekti ki…
Ahlaklı olmak birer varoluş biçimi. Öncelikle kendimize karşı görevimiz. Bir başkasının alkışını ya da ödülünü almak için değil, kendimize saygımızdan böyle davranıyor olmamız lazım.
Oysa her insanın hayatında kötü deneyimler vardır. O durakta kalırsan başka hiçbir yeri göremezsin. Güzellikleri kaçırırsın. Onların kötülüğünü beslemiş olursun.Kimi zaman da ilahi adalete bırakmak lazım bazı şeyleri…