Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Acaba yaşam, yüreğimde bu göz yaşlarını, bu sevinç dolu coşkuları bir daha duymayacak denli üzünçlü izler mi bıraktı? Acaba onlardan kalan yalnızca anılar mı?
Sevilen bir varlığın çizgilerini insan düşleminde canlandırmaya çalışırsa, geçmişten o kadar çok anı belirir ki, bunların içinden çizgileri, gözyaşları arasından görünürmüş gibi, çok silik görür; bunlar düşlem gözyaşlarıdır.