Masum halka, beş vakit namazdan başka, geceleri de fazla namaz kılmayı söyleyip öğütlemek, belki de hayatı boyunca namaz kılmamış olan bir politikacı tarafından yapılırsa, bu hareketin hedefi anlaşılmaz olur mu?
Yeni parti, dini fikirlere ve inançlara saygı perdesi altında, "Biz hilafeti tekrar isteriz. Biz yeni kanunlar istemeyiz. Bizce Mecelle yeterlidir. Medreseler, tekkeler, bilgisiz softalar, şeyhler, müritler, biz sizi koruyacağız, bizimle beraber olunuz. Çünkü Mustafa Kemal'in partisi hilafeti kaldırdı. İslamiyete zarar veriyor. Sizi gavur yapacak, size şapka giydirecektir" diye bağırmıyor muydu? Yeni partinin kullandığı formül, bu gerici haykırışlarla dolu değildir denilebilir mi?
İslam dininin, yüzyıllardan beri yapılageldiği üzere bir siyaset aracı olmaktan kurtarılması ve yüceltilmesinin şart olduğu gerçeğini de görmüş bulunuyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti, safsatalarla varlığını, bağımsızlığını tehlikeye atamaz. Hilafet makamı, bizce en sonunda tarihi bir anı olmaktan fazla bir öneme sahip olamaz.