Gülce ERİŞMİŞ

Gülce ERİŞMİŞ
@susen_gulce
"Amor est vitae essentia."-Robert B. Mackay "Peşinden gidecek cesaretin varsa bütün hayaller gerçek olabilir." -Che Guevara
4/10
·592 syf.··
2021 10. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2021 00:44
Rowling'ten beklentim yüksek olduğu için bana göre bu kitap hayal kırıklığıydı. Başları çoğunlukla mahalle dedikodusu şeklinde ilerledi. Bir anda çok fazla karakter dahil edildiği için karakterleri hatırlamak zor oldu. Akıcıydı ama konu sıkıcıydı. Dedikoduyu, insanların ikiyüzlülüğünü ve bencilliğini okumayı seviyorsanız fena olmayabilir, onun dışında pek tavsiye etmem.
İlişkiler
Boş KoltukJ. K. Rowling · Doğan Kitap · 20132,018 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
3/10
·152 syf.··
2021 6. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 21:28
Çok kısa ve basit bir kitaptı. Normalde Jamie McGuire'ın kitaplarını çok severim ancak bu kitap beklediğimin ve kendi ortalamasının çok altında. Belki serinin diğer kitaplarında hikaye toparlanıyordur diye düşünüyorum ancak devam kitapları henüz Türkçe'ye çevrilmemiş ve çevrilecek gibi de durmuyor. Olur da bir gün orijinalini alıp okursam öğrenme fırsatım olur. Ancak bu imkanı olmayanlar kitaba başlamasın bence, çünkü bu haliyle her şey havada ve yarım kalıyor.
TesadüfJamie McGuire · Yabancı Yayınları · 2015190 okunma
Tutkudan Gerçeğe, Sosyal Yaşamdan Bilime...
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2021 19:01
Muhteşem bir kitaptı. DNA'nın çözümünün öyküsünün bu kadar sürükleyici bir şekilde anlatılmasını beklemiyordum, özellikle kitabın sonlarında elimden bırakamadım. O kadar heyecanlandım ki bugün onların sayesinde bildiğim cevabı yine onlara bağırasım geldi. Kitabı elime aldığımdaki beklentimden çok daha farklı ve çok daha güzel bir içerikle karşılaştım. Kendi mesleki alanıma dahil olduğu için midir bilmiyorum ama yalın ve sade anlatımıyla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazıldığını düşünüyorum. Bilimin yanı sıra dönemsel öğelerin ve kültürlerin de dahil edilmesi ayrı bir değer katmış. Her ne kadar kitabın başlarında bilim adamlarını tanıtırken onların yaptıkları çalışmalardan ve başarılarından bahsedip bir bilim kadını olan Rosalind Franklin'i tanıtırken onun vahşi tavırları, giyimi ve dış görünüşünden bahsetmesi, bilimsel geçmişine yer vermeden konuşmacı olarak katıldığı konferansta kendi çalışmalarını anlatırken bile giyim tarzına göre değerlendirilmesi ve sadece kadın olduğu için laboratuvarda kabul görmemesi sinirimi bozmuştu. Franklin’in tavırlarında erkek egemen olarak kabul edilen bir meslekte tutunmaya çalışan bir kadının kendini korumaya alışını ve üzerinde oluşturulan baskıya sert bir tutumla karşılık verişini görüyoruz aslında. Bu sert tutum kimi zaman bazı deneysel verileri nesnel bir biçimde yorumlamasına engel olsa da psikolojik açıdan düşündüğümüzde onu nasıl suçlayabiliriz ki? Kaldı ki Rosalind Franklin'in çalışmaları olmasaydı DNA'nın o tarihte o şekilde keşfedilemeyeceği ve bilimsel açıdan günümüzde çok daha geri bir konumda olacağımız bir gerçek. Kitap ve tarih boyunca Franklin ve bütün kadınlara yapılan haksızlıklar her ne kadar canımı sıksa da kitabın sonunda DNA'nın keşfinde geçen emeklerinden ve sonrasında bilime katkılarından bahsedilip
Bilim
İkili SarmalJames D. Watson · Say Yayınları · 2013268 okunma
7/10
·432 syf.··
2020 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 14:46
Serinin ilk kitabı kadar heyecan verici değil, biraz daha durağan ilerliyor. Bu kitapta Leihr toplumunu daha yakından görüyoruz. Kültürel ve teknolojik farklılıkları saymazsak davranışsal olarak insanlara olan benzerlikleri ustaca verilmiş. Bu toplumda en sevdiğim özellik ise kadın-erkek ayrımının yapılmaması ve cinsiyetçi ifadeler kullanılmaması. İlk kitapta bazı karakterlerin bu ifadeleri kullanıp kadınları aşağılaması çok rahatsız etmişti. Oluşturulan bu "gelişmiş" toplumda bu ifadelerin yer almaması oldukça sevindiriciydi. Evet demokrasi, koşulsuz şartsız itaat gibi olumsuz yanları olsa da yazarın ütopik bir toplum yaratmak yerine gerçekçi bir toplum yaratması hoşuma gitti. Cara, Dünya'ya döndükten sonra şeker, teknoloji ve alışveriş bağımlılığımıza, gürültülü yaşantımıza yönelttiği eleştirel bakış açısı güzel bir değinmeydi. Aribolların da işin içine girmesiyle son kitap daha heyecan verici olacak gibi geliyor.
İşgalciMelissa Landers · GO! Kitap · 2015463 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2020 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2020 21:51
Kitaba başlayıp başlamama konusunda çok kararsız kalmıştım. Beni başlamaya iten 1000 Kitap'ta okuduğum bazı incelemeler, kardeşimin önerisi ve romantik bir kitap arayışı içinde olmamdı. Kitabı genel olarak beğendim, hatta bazı kısımları 6-7 kez okudum. Sıcak bir hikayesi var ve benzetmeleri oldukça yaratıcı. Fazla derin bir kitap değil, ancak akıcı ve merak uyandırıcı. Cara'nın mücadeleci ruhu ilham verici. Tabi ki bazı yetersizlikleri de var. Örneğin, askeri destek gerektirecek kadar büyük boyutlara varan küresel çapta anti-uzaylı propagandalarını anlatmakta yetersiz kalmış. En çok tepkimi çeken şey, kitabın başında "kız" sözcüğünü bir aşağılama ifadesi olarak kullanıp bir de üzerine basa basa bunu beyan ederek altını çizmeleri oldu. Bu çirkin anlatım kitabın sadece bir yerinde geçiyor,bir daha tekrar edilmiyor. Bu ifadenin toplumsal bir soruna dikkat çekmek için ironi olarak yer aldığını düşünmek istiyorum. Ayrıca her ne kadar Yazgı'nın başındaki kişinin bir kadın olması hafifletici olsa da Yazgı'daki sayıca erkek üstünlüğü de rahatsız edici. Galiba kendilerini "gelişmiş bir toplum" olarak tanımlayıp o kadar da "gelişemediklerini"e değinmenin bir yolu... Cinsiyetçilik yapmadıklarını destekleyecek bir durum ikinci kitapta yer aldığı için biraz daha rahatlamış durumdayım, ancak spoiler vermemek için burada ne olduğunu belirtmiyorum (bu incelemeyi ikinci kitabı bitirdikten sonra yazıyorum).
YabancıMelissa Landers · GO! · 2014855 okunma