Bir an için varsayalım ki Türkiye söz konusu görevi kabul etsin... Bütün İslam dünyasını bir noktada birleştirerek yürümek amacına yürüsün ve başarılı da olsun! Pekala ama, uyruğumuz ve yönetimimiz altına almak istediğimiz uluslar, derlerse ki, bize büyük hizmetler ve yardımlar yaptınız, teşekkür ederiz. Fakat biz bağımsız kalmak istiyoruz. Bağımsızlık ve egemenliğimize kimsenin karışmasını uygun görmeyiz! Bizim kendi kendimizi yönetmeye gücümüz yeter!
O halde bütün Türkiye halkının çaba ve özverisi sadece bir teşekkür ve dua almak için mi gösterilecektir?!
Görülüyordu ki, boş bir istek ve heves için, bir kuruntu ve hayal için, Türkiye halkını yok etmek istiyorlardı. Hilafet ve halifeye görev ve yetki vermek düşüncesinin iç yüzü bundan ibaretti.