Eski Osmanlı İmparatorluğu'ndan yeni bir Türkiye Devleti doğmuştur. Bunu tanımak gerekir. Bu yeni Türkiye, bağımsız bir ulus gibi haklarını tanıtacaktır.
Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça bırakılamaz. Onun için küçük büyük her birlik, bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada düşmana tekrar cephe kurup savaşa devam eder. Yanındaki birliklerin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler, ona bağlı olamaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar dayanmak ve direnmek zorundadır.
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun yapılmasındaki acelecilik sayılan tutumun sebebi, bütün dünyada ve ülkemizde belirmiş olan halkçılık akımını sağlam bir şekilde belirleyerek, bu konuda başka türlü tartışmalara yer vermemek ve aynı zamanda yüzyıllardan beri sürekli olarak yetersiz kimselerin elinde kötüye kullanılan ulusal hakları korumak için, bu hakların asıl sahibi olan ulusa da söz hakkı vermek ve bu yüksek fikirlerin gelişmesi için şimdiki olağanüstü şartlardan yararlanmaktır.
Efendiler, bu fırsatla saygıdeğer ulusuma şunu tavsiye ederim ki bağrında yetişerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamları kanındaki, vicdanındaki asıl özü çok iyi analiz etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, bütün yönetim sistemini ve Türkiye hükümetinin hukuki durumunu gösteren ayrıntılı ve tam bir kanun olmayıp, ülkenin mülki ve yönetim örgütünde zamanın koşullarının gerekli kıldığı halkçılık esasını ortaya koyan bir ilkeden ibarettir.