Hükumetin güçlü grup üyeleri arasından ve fakat birinci derece olmayanlarından zayıf bir hükumet yapmak ve onu partinin birinci liderinin emir ve öğütleriyle yürütmeye kalkışmak fikri, tabii ki doğru değildir. Bunun korkunç sonuçları özellikle Osmanlı Devlet'nin son günlerinde görülmüştür.
İttihat ve Terakki liderlerinin elinde oyuncak olan sadrazamlardan ve onların hükumetlerinden ulusa gelen zararlar sayılmayacak kadar çok değil midir?
Bir ulus, varlığı ve bağımsızlığı için düşünülen girişimleri ve fedakarlığı yaptıktan sonra başarılı olur. Ya başarılı olamazsa demek, ulusun ölmüş olduğuna karar vermek demektir. Dolayısıyla, ulus yaşadıkça ve özveriyle girişimlerini sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.
Konya'da Temsil Heyeti'nden bir komutanın gelmekte olduğunu haber alınca yurtseverler canlanmış, diğer taraftan da Vali Cemal Bey hapishanede ne kadar kanlı katil, tutuklu varsa hepsinu çıkarıp silahlandırmış ve kendisine bir kuvvet yapmak istemişti. Konya'nın saygın halkı, bu alçakça harekete karşı ayaklanarak yurtseverliğin gereğini yapmaya karar vermiş ve bunun farkına varan Cemal Bey, 26 Eylül'de İstanbul'a kaçmıştı.