suumeyve

suumeyve
@suumeyve
İstanbul, Turkey
1 Haziran
11 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Nefes kesen bir savaşla devam eden macera!
8/10
·764 syf.··
2025 3. kitabı
Serinin 3. kitabıyla macera kaldığı yerden devam ediyor. Keşke ortalarında sıkılmamış olsaydım da daha erken bitirseydim dediğim bir kitap oldu Kanatlar ve Küller Sarayı. İkinci kitabın sonundan itibaren kaldığı yerden devam etti, evet, merak uyandırıcı çok yer vardı fakat ortalarına doğru yan karakterlerin ön plana çıkması beni sekteye uğrattı. Bahsettiğim yan karakterler de Feyre’nin ablaları olan Nesta ve Elain. Savaşa hazırlık süreci okurken ara ara bu iki karakterin mızmızlanmalarından, yakınmalarından, ukala hareketlerinden çok sıkıldım. Kitabı tam bu noktalarda bıraktığım için okuması da uzun sürdü haliyle. Kitabın ortasını bırakırsak başı ve sonu çok güzeldi. Özellikle son 150-200 sayfayı nefesimi tutarak okudum. Büyük bir savaşın geleceğini biliyordum ama bu kadarını da beklemiyordum. Dost bildiklerimiz düşman, düşman bildiklerimiz dost çıktı. Çevirdiğim her sayfada biraz daha şok oldum. Son kısımdaki Rhysand sahnesinde ne kadar ağladığımı söylememe gerek var mı bilmiyorum ama Feyre’nin yakarışlarını yüreğimin ta en derinlerinde hissettim diyebilirim. Bazı yan karakterlere veda ettik fakat birçok yeni karakter de kazanmış olduk. Serinin en kalabalık kitabı gibi hissediyorum. Bu kitapta diğer bir sevmediğim nokta ise Feyre’nin sanki biraz geri planda kalmış olduğunu görmekti. Sis ve Öfke Sarayı’ndaki Feyre’nin üstüne katlanarak gideceğini düşünürken olduğu yerde saydığını fark ettim. Savaş için müttefik topladı, savaş için gerekli kişilerle bağlantı kurdu fakat geri plandaymış gibi hissetmeme engel olamadım. Yine aynı geleceğim fakat iki ablasının da bu kadar göz önünde olmasının burada payı olduğunu dişünüyorum. İki yan karakterin ana karakterin önüne geçmeye çalıştığı bir kitap oldu gözümde. Yazar seri uzasın, diğerlerinin de kitabını yazayım
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,506 okunma
Reklam
Sis ve Öfke Sarayı ama serinin en iyisi!
10/10
·647 syf.··
2025 2. kitabı
Seriyi okuyan kişilerin neden bu kitap için “Serinin en iyi kitabı,” dediklerini daha seriyi tamamlamadan anladım sanırım. Olaysız, aksiyonsuz tek bir an, sahne olmaması sizi evrenin içine öyle bir çekiyor ki elinizden bırakamıyorsunuz. Birinci kitaptan kalan bütün olayların, sırların açığa çıktığı ve aynı zamanda yeni gizemlere yol açtığı bir kitap olmuş. Ne kadar övsem, hangi kısımlarından bahsetsem az kalır. Bu seri, özellikle bu kitap hakkında çok şey söylemek istiyorum. Dikkat! Spoiler barındırabilir. Kitap birinci kitabın kaldığı yerden devam ediyor: Tamlin güçlerine kavuştu, yanında eşi olacak olan Feyre ve sarayında hizmetçileriyle birlikte mutlu. Peki ya Feyre? Feyre öldürmek zorunda kaldığı iki peri yüzünden hep bir vicdan azabı çekme döngüsünde. Ki bu uykularını da etkileyip gecenin bir yarısı uyanıp midesindekileri dışarı çıkarmasına sebep oluyor. Feyre mutsuz ve yılgın, Tamlin ise bunu göremeyecek kadar gözünü hırs bürümüş biri. Bir yandan düğün hazırlıkları yaparken Feyre, durmadan içinden bu evliliğe hazır olup olmadığına karar verirken hiç olmayacağını düşündüğü şey oluyor ve düğün günü, aylar önce yaptığı anlaşmadan dolayı anlaşmanın karşılığını almak için bir davetsiz misafir beliriyor: Rhysand. Rhysand, evlilik gerçekleşmeden Feyre’yi alıp Gece Sarayına götürüyor. Anlaşmanın şartları sağlanırken Rhysand, Feyre’den yaklaşan savaş için yedi yüce lordun gücünü içinde barındırdığından dolayı kendisine yardım etmesi için ricada bulunuyor. Evet, Amarantha’dan kurtuldular ama artık karşılarında daha güçlü bir düşman var: Hybern Kralı. Kitabın son 100 sayfasına kadar hep bi “Savaş geliyor, gelecek, gelmek üzere,” sözleri çok fazla tekrar ediyordu. “Artık gelsin şu savaş!” demekten son sayfaya kadar geldim ama yine savaş yoktu :) Savaştan daha beter
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,668 okunma
DvGS ama dünyanın en iyi romantacy serisi!
9/10
·540 syf.··
2025 1. kitabı
Öncelikle bu seriye bu kadar geç başladığım için pişmanlıktan da öte daha yoğun duygular yaşıyorum. Daha önce 2023 yılında okumaya başlayıp 152. sayfada bırakmıştım çünkü çok sıkıcı gelmişti. Durağan ilerliyordu, doğru düzgün bir olay olmuyordu. O zaman bi 50 sayfa daha dayansaydım keşke. Çünkü tam olaylar 200. sayfadan sonra başlıyormuş. Kısaca konusuna gelecek olursak: Feyre adında bir genç kızımız var. Kendisi 19 yaşında ve bir kulübede sakat olan babası ve iki ablasıyla beraber yaşıyor. Evin en küçüğü olmasına rağmen diğer iki kız kardeşinin yapmadığı şeyi yapıp eve yiyecek getirmekle uğraşıyor. Bunu da her gün ormana gidip avlanmakla gerçekleştiriyor. Feyre yine bir gün ormanda avlanmaya çıkmışken bir karaca görüyor ve tam okuyla onu vuracakken bir kurdun da karacayı avlamak üzere olduğunu görünce yönünü değiştirip kurdu vuruyor. Kurt sandığı şey ise kurt kılığına girmiş bir peri aslında. Daha sonra ise perinin en yakın arkadaşı intikam almak için önce Feyre’yi öldürmek istiyor fakat sonra bundan vazgeçip Feyre’yi periler diyarına yani Prythian‘a götürüyor. Spoiler vermişim gibi gözükebilir ama koca bir seride geçen olayların geneline baktığımızda anlattığım kısım devede kulak kalıyor. Kitap o kadar farklı yerlere gidiyor ki “Biz neredeyiz, burası neresi, neler oluyor?” sorularını sordum çoğu kez. En başta da dediğim gibi ilk 200 sayfa beni çok sıkmıştı ama ondan sonra kitap açılıyor; farklı karakterler, yaratıklar, canavarlar, olaylar giriyor işin içine. Bir noktadan sonra “Feyre bunları nasıl kaldırıyor?” diye sormadan duramadım. Çok güçlü bir kadın karakter. Yaşının üstünde olay yaşıyor, psikolojisi darmaduman oluyor ama bunlara rağmen her zaman ayağa kalkıyor. Tamlin karakterini başlarda sevdim hatta çok sevdim diyebilirim. Üstündeki kara belaya rağmen bir
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma