8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:25
Bu yazarı ve kitapları çok sık karşıma çıkıyordu. Bu kitabına bir şans vermek istedim. Yazarın kendine has kalemi kendini gerçekten belli ediyor. Asla sıkmıyor, betimlemeler tam dozunda ve olay örgüsünü çok iyi kurgulamış. Yazmaya devam ederse çok iyi işler çıkaracağından eminim. Çok fazla romantik kurgu okudum bu yüzden kitabın diğer romantik kurgulara benzemesinden gerçekten korktum ama öyle değilmiş. Evet konu bakımından benzerlik var sonuçta bir kadın ve bir erkek tesadüfen tanışırlar ve aşık olurlar olay budur. Ancak o sıkıcı betimlemeler, olayların gereksiz uzatılması gibi şeyler asla yoktu bu yönüyle çok sevdim kitabı. Cinsellik barındırıyor bu uyarımı da yapayım. Konusundan bahsedecek olursam; Süveyda babasının ölümünden sonra annesiyle ve onun yeni sevgilisiyle yaşamını sürdürmeye devam eder. Bir gün yaşadığı tatsız olaylar sonucu evi terk etmeye karar verir ve Ankara’ya yerleşir. Bir kitap kafede çalışmaya başlar ve orada Oğuz ile tanışırlar. Geçmişi yakasını bırakmayan Süveyda, yaşadığı türlü zorluklar bir yana, bir de kalbini Oğuz’a kaptırır.
Virane DüşlerÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2025171 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 151. kitabı
Hayatta her gün aynı şeyleri yapmaktan, aynı koşturmaca, aynı serüvenleri yaşayıp yatıp kalktıgında aynı koşturmacaya uyanmaktan hangimiz bıkmıyoruz ki bazen ? Neyi aradığımızı da bilmiyoruz aslında çoğu zaman .İçinde bir boşluk hissi oluyor sadece .Ama bir gün gelip rutinini bozacak bir şey olduğunda (hastalık, ölüm, boşanma vs) o zaman anlıyor insan bu sıradanlıgın güzelliğini. Süveyda da hayatından bu şekilde sıkılmış, bir arayış içinde. Bir rüya görüyor. Rüyasında çok sevdiği mavi kapaklı kutusunu kaybediyor ve çok üzülüyor.Okuldan tanıdığı ama samimi olmadığı Sale yanına gelip ona yardımcı olmaya çalışıyor. Sale onu bir kitapçıya götürüyor. Salim amca yla tanıştırıyor ve Suveyda nın içi huzurla doluyor. Ertesi gün yine gidiyorlar ve Salim Amcanın kızı Selen ile tanışıyorlar.Ve eve gidince Suveyda değiştiğini hissediyor . Asıl mutluluğun gereksiz yükleri, takıntıları ve beklentileri terk etmek le geleceğini anlıyoruz. Asıl huzur, bir tür teslimiyet ve sadeleşme ile geliyor .Insan mutlulugu dışarıda degil içinde aramalı. Terki terk kavramı tasavvuftan geliyor ve en basit haliyle,her şeyi bırakmayı bile bırakmak yani tam teslimiyet anlamına dayanıyor. Kitap diger felsefi kitaplara göre akıcı bir dille yazılmış. İnanç sistemini sorgulayacak bir okuma deneyimi sunuyor . Bu tarz okumalardan hoşlananlar için ideal ... Kitapla kalın dostlar.... Terk-i Terk Mehmet Dağ
Yeni Yıl
Terk-i TerkMehmet Dağ · Everest Kültür Yayınları · 20256 okunma
Reklam
7/10
·496 syf.··
2026 6. kitabı
Virane Düşler - Ümran Tan #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Süveyda ve Oğuz'la tanıştırdığın için. Kitabı almamda büyük etkisi olan şey kapak tasarımıydı, konusuna bakmadan kapağa tutulup aldım açıkçası. Yazım dili sadeydi ve olayların aralarına serpiştirilen betimlemeler insanı bunaltmıyordu. Kısaca konusuna değineyim. Süveyda Karayağız babası öldükten sonra annesi ile hayatına devam etmektedir. Annesi yaşadığı bunalımdan sonra pavyonda çalışmaya başlamıştır ve Cemil adında bir sevgilisi olmuştur. Cemil, Süveyda'ya karşı farklı yaklaşır, onu t'aciz eder ancak Süveyda annesini düşünerek evi terk edemez. Günün birinde Cemil Süveyda'ya t*cavüz edeceği zaman annesi eve gelir ve Süveyda'yı suçlu bulur. Annesi Süveyda'yı öldürmeye çalışırken Cemil araya girer ve Süveyda fırsatını bulup evi terk eder. Her şeyi geride bırakmak adına Ankara'ya kaçar ve hayatına sıfırdan başlamak zorunda kalır. Tesadüfen denk geldiği Nazlı sayesinde iş bulur, bir kitapçıda çalışacaktır. Ancak patronu Oğuz Sarhan aslında bir mit ajanıdır. Hikaye zor bir olay ile başlıyor, okurken gerildiğimi itiraf edeyim. Süveyda'nın kaçabilmesini ve sıfırdan hayat kurabilmesini çok sevdim. Cemil'in ve annesinin arkasındaki sırlar hikayeye derinlik katıyor. Ancak Süveyda'nın sürekli bayılması, son sözü söyleyip kaçması veyahut farkında olmadan aç kalması beni biraz bunalttı. Aynı olayları tekrar okuyormuşum gibi hissettim. Birinin başına bir iş geliyor, Süveyda bayılıyor, durumu kurtarıyorlar, Süveyda aç kalıyor... Bir döngü halindeydi. Ayrıca Balıkesir sahnelerinde Süveyda'nın hiçbir amacının olmadan sürekli uyuyup uyanıp yemek yiyip evde durması sahne açısından çok boş hissettirdi. Buna nazaran Nazlı - Barış çiftine bayıldım! Keşke daha çok sahneleri olsaydı. Eser - Ceyda
1000Kitap
Virane DüşlerÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2025171 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 14:21
“Bu kitabın kolay bir türü yok, onu kendisi icat etmeli. Tıpkı ölümün bir türü olmadığı gibi. Hayatın türü olmadığı gibi. Peki ya bahçe? Belki o başlı başına bir türdür ya da tüm diğer türleri içine alır. Bir ağıt-roman, anı-roman ya da bahçe roman. Hüznün botaniği açısından fark etmiyor.” Evet, bu romanın bir türü yok. Dünyayı sırtında taşıyan Atlas’a benzettiği babasının son demlerini, hastalıkla hüznün rengine bürünen günlerini “el yazısı” ile kaleme alan Gospodinov, okurda boğazdan inmeyen bir yumru bırakıyor. Kitabı okurken yazarın babasının acısını ruhumda hissettim; baba ile oğul arasındaki o muazzam ilişkinin içinden doğan yaşayışı sezdim. Bir ölümün öncesini, ilerleyişini ve sonrasındaki hüznü en derinimde duyumsadım. Bu roman yalnızca bir ölüm romanı değil. Aynı zamanda bir baba-oğul ilişkisinin nasıl kurulabileceğinin romanı. Bir ağıt, bir yas tutma biçimi. Babaların, erkeklerin ve kadınların ruh dünyasını nasıl şekillendirdiğine dair sessiz ama sarsıcı bir anlatı. Ben bu romanı okurken, yıllar önce yoğun bakım kapısında ölümle cebelleşen babamı; o anların ruhumda açtığı onulmaz yaraları yeniden yaşadım. Bu roman, ebeveynleriyle savaşanlara barışmayı bağıran; ailelerin bir arada durdukça nasıl daha sağlıklı bireyler yetiştirdiğini gözler önüne seren anekdotlarıyla ufuk açan bir roman. Bahçe metaforu ise anlatıyı daha da derinleştiriyor. Yazar, bahçeyi ekip biçen, şekillendiren, üreten; adeta yaratan babasının ölümüne uzanan süreçte bahçıvanlık olgusunu katmanlandırıyor ve ölüm ile yaşam arasındaki o tükenmez savaşı bahçenin devinimlerinde yeniden ve yeniden kuruyor. Bahçıvan ve Ölüm Georgi Gospodinov
Alıntı
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Süveyda
10/10
·112 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 22:52
Can Yayınları’ndan çıkan bu çeviriye, Ali Volkan Erdemir’in ince işçiliğine 10/10 veriyorum. Osamu’nun ruhuna kadar inmeyi başarması, hatta Tama Nehri’ne kadar gidip metnin izini sürmesi; önsözde modern etkilerden, anime estetiğine kadar uzanan okuması son derece etkileyici. Rubailerde gösterdiği titiz çeviri emeği ayrıca çok kıymetli. “Süveyda” kelimesini Türkçeye kazandırması ve bunun için dipnotla Metin Altıok’a ve Bilge Karasu’ya teşekkür düşmesi, çeviriye verdiği önemi açıkça gösteriyor. Gerçekten muazzam bir çeviri. Hepsine minnettarım.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Doğan Kitap · 202560,2bin okunma
8/10
·496 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 22:12
Bu yazarın okuduğum 3. Kitabı ve anladım ki ben bu yazarın kalemini seviyorum yazdığı erkek karakterlere de hayranım hayrannnn Tek kitaptır. Hemen anlatmaya başlıyorum kesin uzun ve bol SPOİ içeren bir şey yazarım uyarımı yapayım Kızımız Süveyda, annesi, ve annesinden bilmem kaç yaş küçük sevgilisi ile birlikte Bursada yaşıyor. Annesinin sevgilisi Cemil maalesef Süveyda hakkında kötü düşüncelere sahip bir herif neyse bir gün annesi evde yokken eve geliyor Süveyda ve o herif (küfür etmemek için zor duruyorum o yüzden herif yazıp duracağım) Süveydaya saldırıyor tam bu sırada annesi geliyor ve onları görüyor ben tam işte gördü bundan sonra inanmıyorsa bile inanır falan diye düşünüyorken annesi geldi Cemilin silahını alıp Süveydaya doğrultu! Evet doğru okudunuz Süveydaya! "Kemalim yapmaz mesudeden" sonra ilk defa böylesini gördü bu gözler resmen kızının adamı ayarttığını iddia etti ben şok tabi. Neyse sonra kızımız ölmesin diye engelleyen Cemil herifi (herif yerine istediğiniz küfürü koyabilirsiniz) ile annesi arasında arbede yaşanıyor ve o sırada Süveyda kaçıyor annesi ölüyor Cemil yaralanıyor. Kızımız Ankara kaçıyor ve orada kitap cafe gibi bir yerde iş bulup çalışmaya başlıyor. Oranın sahibinin abisi ile(Oğuz) bir yakınlaşmaları oluyor ama o kadar tatlış bir şekilde oluyor ki hani böyle uzaktan uzaktan falan oluyor bir anda olmuyor hiçbir şey ve bu benim acayip hoşuma gitti neyse Cemil kızımızı buluyor ve tehtit ediyor o da işi bırakıp geri dönüyor bu yüzden ama meğer bizim çocuk İstihbaratçıymış ve kızın yaşadığı her şeyi biliyormuş arama kayıtlarını dinleyerek tehtit edildiğini öğrenmişşşş sonra Oğuz, Süveydayı alıp saklıyor falan Cemil öldükten sonra geri ortaya çıkıyor ama bu sefer de Süveydaya takık mafya babası Volkan kızı alıp kaçırıyorrr tabi bizim oğlumuz
1000Kitap
Virane DüşlerÜmran Tan · Pukka Yayınları · 2025171 okunma
Reklam
Reklam