İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde Drogo,insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse birazcık olsun o acıyı dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
Bekleme süresini uzatmayı,neredeyse yazgıyı kışkırtmak, onun tamamen zincirlerinden boşanmasını sağlamak için, kesinlikle hareketsiz kalmayı tercih ediyordu.
İnsanın sevdiğine sahip olma tutkusu aşkın kendisinden ağır basmaya başladığı an, bu aşk değildir artık. Aşk yaşamdan güçlü olamaz, özgürlükten yoksun olarak da varlığını sürdüremez.
Mutlak üstünlüğümüzü ilan edebiliriz. Çıkarlarımızı ve kişiliklerimizi korumak için artık gitgide daha akılcı bir şekilde “seviyoruz.” Ve aklın zaferiyle birlikte aşka son veriyoruz.