Değerli arkadaşım Ferhat a bu güzel hediyeden dolayı teşekkürler
Okurken bir öğretmen olarak ayrıca keyif aldığımı söylemeden geçemeyeceğim..
İçimi okşayan bir gurur da diyebiliriz hasretini çektiğim öğretmenle biraz muhabbet ettik te diyebiliriz aslında biz buna bir çok şey diyebiliriz.
Şu çileli coğrafyanın çileli çocukları ah şu uzak diyarların yorgun dağları ah şu içimizde hep yanan sevgi hep yanan ateş bizi yakma yakma artık ..
Sevgili Ferit EDGÜ ye bize yaşattığı eşsiz doyum için teşekkürler bize aynı coğrafyada yaşadığımız halde hatırlattığı bir çok şey için teşekkürler .
Eserde yer verdiği Hakkari ilinin zor kış şartları altında yaşama hakkını kendinde bulan bizler yaşamaya öğrenmeye çalışan çocuklar insanlar buram buram samimiyet ve içtenlik kokan herkes her şey ne de güzel değinmiş olmayan yolumuza sağlığımıza..Var ama yok olan silüet şehir var ama olmayan memleketler insanlar ,çocuklar , yalnızlık ve yokluklar ...
var ama yok.
Şu satırlara fikrimi pek katmadan inceleme yazısı yazmayacağım sanırım biraz hüzünlü bitti her kitap gibi yenisine başlama heyecanı var ama bazı karakterlere ne oldu merakı nasıllar diye buruk bir bitiş..
Alıntılarını severek paylaştığım harika monologları olan sürükleyici bir eser bir soluk ta okunan cinsten.
İçsel bir yolculuk fakat hepimizin beraber girdiği bir yolculuk yazarla beraber yalnız gecelerinde beraber korkup beraber kızıp beraber yazdığımız bir eser yer yer sizle konuşuyor hissi veren hisli bir yolculuk.
Öğretmenin dediği gibi her şey kitaplarda okullarda anlatıldığı gibi değil ama bir gerçek varki oda üç aylık bebekler nedeni bilinmeyen hastalıklardan ölmeden de yaşayabilir .Cüzzam ,trahom bir alinyazısı değildir.
Yazarın bu sözlerinin üstüne söylenecek pek te bir sey kalmıyor..