Bazen, nasıl oluyor da başka birini seviyor, sevebiliyor anlamıyorum; çünkü ben onu öyle içten, öyle çoşluyla seviyorum ki, ondan başka bir şey tanımıyorum, bilmiyorum da!
Sabahları sıkıntılı bir rüyadan uyanınca, kollarımı ona boşuna uzatıyorum; mutlu, masum bir rüyaya aldanarak, kendimi onun yanında çimenlerin üstünde oturmuş, eli elimde, elini binlerce öpücükle okşuyormuşçasına, gece yatağımda onu boş yere arıyorum. Ah, henüz yarı uyku halindeyken yanımda onu arayıp iyice kendime geldikten sonra içim sıkıntıdan kan ağlıyor, karanlık bir gelecek yüzübden umutsuzca gözyaşı döküyorum.