İlk defa bir kitabı okurken kahkahalara boğuldum. Okuduğum tüm kitaplardan ayrı bir yer edindi açıkçası ve gerçekten iyi geldi. Devamı olarak Liseden Arkadaşlar gelmiş ilk fırsatta onu da okuyacağım
Bir Yaşar Kemal kitabına başlamadan önce artık biliyorum ki okurken her sayfada okuduklarımı yaşayacağımı. Aladağ’dan inip Çukurova’yı, tekmil köyleri beraber gezdim kışlayacak bir avuç toprak bulabilmek için.
Yüzlerce yıldır süre gelen yörük obasının parça parça yok oluşunu okudum sayfa sayfa. İnsanlığı bir kenara bırakıp yozlaştıkça yozlaşmış, bencil, nankör çukur insanının karşısında. Ölüp ölüp dirildiğini , yakılıp yıkıldığını, her türlü rezilliği okudum, gördüm. Ama bunca kötülüğü görüp bildiği halde Yaşar Kemal kalemin okuyunca farklı işliyor insanın içine.
Çok sevdiğim arkadaşımdan aldığım fakat sürekli okumayı ertelediğim için büyük pişmanlık duyduğum mükemmel kitap…
Her karış toprağı kan kokan dağlar ülkesinde ki sonu gelmeyen savaşın ortasında başlayıp ölümle sonuçlanan Baz ve Kevok’un hikayesi. Çokta yabancı gelmedi hikayenin taslağı aslında…
Sonu gelmeyen katliamların, köklerinden sökülerek sürgüne mecbur bırakılan , nesiller boyu işkencelerin ve zulümlerin ortasında kalan bir toplumun yaşadığı acıyı anlatıyor en çok.