Umutlar, hayaller, hayal kırıklıkları, savaşlar, devrimler, zaferler, yenilgiler ve hâlâ sürüp giden inkârlar, onun serüvenini dokuyan ilmikler, düğümler gibiydi.
Kurumuş, boşalmış, insanı kamçılayan bir halde geçiyor elimize... Bir anlık sevinç yerini sonsuz acılara bırakıyor. Kendinden geçerek okurken bir de ne görürsün? Bir damlacık uykun ayaklanıp kaçıvermiştir açık duran pencereden... Artık bekle ki, geri gelsin! İşte bu yüzden birbirimize yazmıyorduk artık.