Bu dört yüz yıl boyunca Kino’nun halki bir tek savunma yöntemi öğrenmişti: Gözleri kısmak, dudakları büzmek ve içe kapanma.Bu duvarı kimsecikler yıkamazdı, duvarın içinde bütün olarak kalabilirlerdi.
Halkının her zaman düştüğü tuzağa o da düşmüştü, demin kendi ağzıyla söylediği gibi kitapta yazılı oldukları söylenenlerin kitaplarda gerçekten olup olmadığını anlayana kadar da düşeceklerdi bu tuzaklara..
Tasarlamak gerçek bir şeydir; açığa vurulmuş düşler denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçeklerin arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir.