Takvimde kara sayfalar ilerler günbegün
Savunmasızdır canevim tutuklanır her gün
Gülmez içimdeki yok olan dünkü sevindiğim
Bozuk ritminde kanını akıtır bugünkü yüreğim
Syhgecce
Baksana sessiz ama gaip bir iflasım var
Fakiri pürüm gelmez artık bana bahar
Mahzenim kapalıdır duy sana diyorum
Düğümlü kalbime girip prangalarımı kopar
Yokum bazende varım bu aralar
Issızdır bu şehir, artık bana dar
İçimdeki eksikliği gidermek için
Anlasana sessiz ama garip bir yasım var
~Syhgecce
RÜVEYDA
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı
yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana
koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına
Durgunum, yorgunum, nâçârım yine ey hancı
Zuhûr oldu bende aynı bu dertli hederler
Vurgunum, sorgunum, düçârım yine ey sancı
Duhûr oldu bende aynı bu acılı kederler
Syhgecce