Başlarda baya sıkıldım. Ama bunun için kimseyi suçlayamayacağım çünkü kitap basilmak için yazilmamis. Bildiğiniz birinin şahsi günlüğü. O yüzden yazılar o kadar içten ki. Gerçekten Burçak içimizden biriydi bunu dibine kadar hissettim. Hastalık kısımları beni baya etkiledi, her sayfada ağladım neredeyse. Olay akışları ve karakterler hakkında hiçbir yorum yapmak istemiyorum çünkü bu kitap bir kurgu değil, gercek insanlar ve benim yorumlamam hiçbir şey değiştirmeyecek. Sonlara doğru hastalığının sonuna geldiğini bilmemesine rağmen geleceğe dair yazdıkları, planları falan beni çok derinden etkiledi. Kaç litre göz yaşı döktüğümü merak ediyorum. Bir de sonlara doğru baya bir depresifleşiyordu bunun nedeni Hakan mi veya ergenliğin getirdiği depresiflik mi yoksa sonunun yaklaştığını hissetti de ondan karamsarlaştı mı çok merak ediyorum ve asla öğrenemeyeceğız. Rahmetli olmuş birinin yazdıklarını okumak çok ayrı bir deneyimdi, daha çok boyle günlük tarzı kitaplar okumak istiyorum artik. Ve de ışıklar içinde uyu Burçak, sen çok iyi birisiydin hiç tanimasam da bunu hissettim. Umarım gittiğin yerde çok mutlusundur.