Şeyma Akbaba

Şeyma Akbaba

, bir kitap okudu
9/10
·556 syf.·
Beğendi
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 00:48
·
2026 2. kitabı
Başak Baysallı
8.7/10 · 106 okunma
Reklam
Ölümün doğumdan en büyük farkı buydu. Sessizlikle var olması, sükûnetin içinde varlığını sürdürmesi.. İnsan dünyaya ortalığı ayağa kaldırarak gelir, hayatı hiçbir șey yaşamamışçasına sessiz sedasız terk ederdi. Doğum havadisleri coşkuyla verilirken ölüm haberi kulaktan kulağa yayılırdı. İnsanın neye benzediğini bilmediği şu dünyaya şenlikle gözlerini açması ve ölürken neyi bıraktığını bildiği halde feryat figan etmemesi epey tuhaftı. Görünen o ki ölümün ağırlığı, kendini en çok bu sessiz kabullenişte gösterirdi.
Kuzguncukta ölen birine -hangi dine, millete ait olursa olsun- son yolculuğunda tüm mahalle eşlik ederdi. Ölümde ve doğumda yan yana gelmeyi, neşeyi de acıyı da birlikte sahiplenmeyi savaşın yarattığı buhran ya da devlet politikası değiştirecek değildi ya…
İnsan, zayıf bir varlıktır, insan sınırlı bir varlıktır ve insan özü itibariyle kendisini yaratanın yönlendirmesine, irşadına, hidayetine muhtaç ve mahkûm bir varlıktır. Aksi takdirde insanı bekleyen esfel-i safilindir. Esfel-i safilin; dünya, şeytan, heva-ü heves, toplumun vahye dayanmayan ve hatta vahiy ile çatışan, Hz. Peygamberin sünnetine uymayan yargılarının, an'ane-lerinin, örflerinin tamamından oluşan bir bataklıktır.
Selam namazın boyut değiştirmesidir. Selam namazı bitirmez, namazı hayata taşır. Yeni bir ortama girerken selam veririz. Namazın sonundaki selam da aslında namazdan çıkışı değil, namazla hayata girişi ifade eder.
Reklam