Harika ! Tarık Tufan’ın kalemini özlemişim.
Uzun zamandır süregelen okuyamama problemim, bu kitabı almamla son buldu. Kayboldum hikayenin içinde. O kadar çok altı çizili cümle var ki.
Kalemine sağlık.
Ben ne okudum şimdi ya diye bi sordum kendime? Severek okuduğum söylenemez. Konusu ilgimi çekmişti aslında ama malesef okurken içine çekemedi. Yarım bırakmamak için bitirdim.
Ben şimdi bu kitap hakkında ne söylesem sanki az kalacak gibi. Şahsi kanaatim bu romanı en iyi , yine bu romandan yapacağım , “İnsanın en temel yanılgısı kendisi hakkındadır.” alıntısı anlatacaktır.
Başlarda içine girmekte oldukça zorlandığım, zihnimde inanılmaz karmaşıklıklara sebep olan, kurgu içinde kurgu diyebileceğimiz muhteşem bir roman. Postmodern türde yazılmış, olaylar için kesin bir giriş, gelişme, sonuç yok. Klasik roman okumalarına alışmış kişilerin (ben) zihnini zorlayacağı, bilinç nereye akarsa kalemin de oraya aktığı bir kitap. Ben sevdim. Okudum, okuyun. Ama zihninizin oldukça boş, dikkatinizin tavan olduğu bir dönemde
Beyhan hoca benim için çok kıymetlidir. Uzun İstanbul trafiğinde podcast leriyle, evde her an her köşeden karşıma çıkabilecek kitaplarıyla hayatımın her anında hep var. Kazandığım birçok farkındalığın mimarıdır. Gerçekçidir. Romantik psikologluk oynamıyor. Çok severek okuyorum, herkeste okusun istifade etsin istiyorum
Tezer Özlü ile tanışmayı düşünenleriniz varsa, #çocukluğunsoğukgeceleri ile başlayın derim. Şu kısacık kitaba neler neler sığdırmış. Yaşaması mümkünken yaşayamadığı her şeyi tüm çıplaklığıyla, hoşça betimlemelerle anlatmış yazar. Bir yerde okumuştum yine, “Çocukluk insanın boğazına oturan yumru gibidir. Kolay kolay yutulmaz.” diye.. Bu kitap tam olarak bu repliğin kitabı. Sevgisiz, yalnız geçen bir çocukluk ve sonrası..
Eylül/2021