Puan vermedi·368 syf.··
2025 929. kitabı
As a result of an epidemic called the Georgian Flu in the days of the Corana epidemic, the civilization's face to extinction and the crumbs left behind are told with the intersections of the life of six characters. Somewhere, I caught places similar to the small fictions in Stephen King's novel Mahşer, for example, while people were running away during the epidemic, making roads from vehicle density and dying in the vehicle or on the road. I was admired by the fact that Clark's character at the airport made his own effort to remember the pre-pandemic civilization and the fact that the Mobile Symphony was able to continue its work despite everything. Of course, the book is interesting in terms of its subject. If he hadn't taken the subject anyway, I probably wouldn't have attempted to read it. However, it was as if something was missing in the book. It was as if there was a lack of flavor, a blandness that I could not understand whether the fiction was messy or style. Perhaps because the author grew up in a very different culture and geography from us, the language and order of the sentences pushed me a little. I don't know. If we come to the question of whether it should be read, it is one of the books that falls into the time-allocable category in my opinion because it works your imagination in a very functional way, fiction and most of them can keep your curiosity vigorous for the next step. From my point of view because it is the first book I read by the author It's not a bad start.
Alıntı
İstasyon On BirEmily St. John Mandel · Pegasus Yayınları · 2017166 okunma
İnanç ve Duyguların Çelişkili Senfonisi :)
8/10
·81 syf.·
2025 41. kitabı
Kitap, teyzesi ölen ve kendisine bakacak başka kimsesi olmayan küçük yaşta kör bir kızı, bir papazın Tanrı’ya hizmet etme niyetiyle evlat edinmesini anlatıyor. Evli ve beş çocuk sahibi olan papaz, bu kör kızı eve götürmesi neticesinde karısı Amelia tarafından bu durum hoş karşılanmıyor ve karakterin ilk çatışması başlıyor. Gözleri görmeyen Getrude, papazın onun ihtiyaçları ve özellikle dini eğitimiyle yakından ilgilenmesiyle papazla bağ kurmaya başlıyor. Kızı sık sık kırlara, doğayla iç içe hissedeceği yerlere götüren papaz, kıza gördüklerini tasvir ediyor ve onun hayal dünyasına katkıda bulunuyor. Tabi bu süreçte karısı Amelia, kocasının ailesine bu kadar zaman ayırmamasına içerliyor. Kitabın ismi ilk olarak bu senfoni gibi anlatımlarla uyumlu bir izlenim oluşturdu. Baş karakterlerin duygu derecelerinin senfonideki iniş çıkışlar gibi coşkun ve sakin notaları gibi işlenmesini andırdı. Ayrıca yazar, papazın kızı bir konsere götürmesi ve orada “Pastoral Senfoni” eserinin çalındığı detayı ile Beethoven’a atıfta bulunuyor. Papaz, görme engeli olan kör bir kıza, bundan daha fazla kolaylıkla anlaşılabilen bir eser olmadığını düşünüyor. Getrude da bu konser sonrası göremese de işitmenin mutluluğunu ifade ediyor. (İlgili senfoni: Beethoven 6th Symphony youtube.com/watch?v=iMJPZ-m... ) Getrude, son derece zeki, gittikçe hayat dolu, aldığı eğitimlere neticesinde hızla kendini geliştiren birine dönüşüyor. Papaz, gözünün önünde hızla ilerleme kaydeden bu kıza hayranlık duymaya başlıyor. Ona çok alışıyor ve yavaş yavaş kendini sorgulamaya başlıyor. Oğlu ile Getrude arasında gelişen ilişkiyi öğrenmesi üzerine, her ikisine de bu ilişkinin uygun olmadığını söylüyor. Bunun gizli nedeni, kendine itiraf edemediği duygusu olsa da, bunu kimse fark etmiyor (karısı Amelia
Edebiyat
Pastoral SenfoniAndré Gide · Can Yayınları · 20246,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tchaikovsky ve "Pathetique" Symphony Hikayesi
8/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2023 121. kitabı
Sırt kısmında isim yazmıyor oluşunu kitabın eksisi olarak sunayım öncelikle. Fakat içerikte sizi Çaykovski ile Madame von Meck'in hikayesi öyle bir sinematik anlatımla bekliyor ki neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Bakalım başka kimler var ve kaçar sayfayla yer bulmuşlar: Bach (16), Handel (18), Haydn (13), Mozart (17), Beethoven (13), Schubert (15), Mendelssohn (12), Chopin (12), Schumann (12), Liszt (14), Wagner (10), Verdi (10), Gounod (12), Brahms (10), Çaykovski (14), Rimski-Korsakov (14), Debussy (10), Puccini (10), Sibelius (10) ve Stravinsky (6). Chopin için de aynı şey söylenebilir ancak onda payeyi Vahdet Gültekin'in Chopin'ine veriyorum.
Edebiyat
Ünlü Bestecilerin Hayat HikayeleriHenry Thomas · Doğan Kardeş Yayınları · 19685 okunma
9/10
·412 syf.··
2022 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2022 10:04
Selam! @sedadraz ve ben en son yaşadığımız Jewel kitabı hayal kırıklığından sonra, Kate Stewart’ın ‘The Bittersweet Symphony’ serisine başladık. Kalbimizin kırılacağını, üzüleceğimizi, ağlayacağımızı biliyor hatta bunu umuyorduk, eh aradığımızı misliyle bulduk Stella, kendini bildiğinden beri müzikle yaşamış, müziğe, şarkılara, şarkıların içine işleyen sözlerine gönül vermişti. Kendisi bir müzisyen olamadı ama müzik dünyası üzerine çalışan, en yeni ve en iyi grupları keşfeden bir gazeteci olmak hayali vardı. Daha 20 yaşında üniversiteye başlayacağı yaz, hem para biriktirmek hem de tecrübe kazanmak için ablasının yanına Austin’e geldi. Ablasının hem en yakın arkadaşı, hem de iş arkadaşı olan Reid, daha ilk baştan onu etkiledi. Reid’in bir grupta baterist olması ve harika çalıyor olması Stella’yı daha da etkiledi. Diğer tarafta, çalışmak için başvurduğu gazetenin yakışıklı sahibi Nate’le tanıştı. En baştan niyetini ondan saklamayan Nate’i reddeden Stella, kalbini çoktan ruhu yaralı Reid’e kaptırmıştı. Tamam, kabul ediyorum konusunu ben de okusam bu ne klişe bir konu der geçerim, hatta belki de aşk üçgeni mi var eyvah der kaçarım Ama en büyük yanılgım da bu olurdu sanırım. Kate Stewart, sizi alıyor, en kabul edilmez dediğiniz durumların içine atıyor, duygularınızı allak bullak edip en sonunda da kitabını, karakterlerini sevdiriyor. Sevdirmek ne kelime, onlar için üzülüp, ağlayıp, acı çektiriyor. Reid, Nate, Stella… Üçünü de sevdim ve hepsi için ayrı ayrı üzüldüm Kitabımız mutlu sonla bitti aslında( gerçi Seda’ya göre mutsuzdu) ama serinin adında olduğu gibi ‘bittersweet’ acı- tatlı bir mutluluktu. Birileri için sevinseniz de, başka birileri için üzüldüğünüz türden Seda’yla ilk kitap bizi kesmedi, daha da içimiz deşilsin dedik ve serinin devam kitabına başladık.
DriveKate Stewart · CreateSpace Independent Publishing Platform · 20172 okunma
10/10
·172 syf.··
2022 27. kitabı
Yine toplumun bozukluğunu eleştiren bir eser. Bu tür kitaplar favorim oluyor kesinlikle. Yanlış hatırlıyor olabilirim ancak yazar müzikle de alakalı birisi sanıyorum. Kitapta Mozart'ın Jüpiter senfonisinden de bahsediliyordu. Şiddet,zorbalık çokça var ondan da söz etmek gerekir. Yine de tavsiye ederim. Again, it is a work that criticizes the disorder of society. These books are definitely my favourite. I may be misremembering, but I think the author is someone related to music as well. Mozart's Jupiter symphony was also mentioned in the book. There is a lot of violence and bullying, it should also be mentioned. I still recommend it.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma