Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. O kadar güzel ve duygulu bir çocuksun ki Zezé. Bu kitabı daha önce okumadığım için üzüldüm. Kitap boyunca Zezé ile beraber gülümsedim, bol bol ağladım, sinirlendim, duygulandım, üzüldüm...
Zezé'nin ezilmişliği, hor görülmüşlüğü ve artık kendi kendisini bile şeytanın çocuğu gibi görmesi... Yediği dayakların artık sebebini bile anlayamaması, bu dayakları artık kaldıramayacak reddeye gelmesi.
Bunların hepsine rağmen Portuga çıkıyor karşısına, hayatını değiştiren adam: babası, arkadaşı, sırdaşı... Tam uslu bir çocuk olmaya karar vermişken bir tren kazası bütün hayatını, umutlarını elinden alıyor Zezé'nin.
“Güzel bir köşe var. Yiyecek bir şeyler götürürüz. En çok ne istersin?”
“Seni, Portuga.”
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
“Daha çok anlat,” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”