" Şimdi içim, sanki herkesin çekip gittiği,tek başına hasta yattığın,düşüncelerin net ve metalik tıkırtılarını çok açık bir biçimde işittiğin bir ev gibi sessiz ve boş."
''Sınır da neymiş ki?! Sınırlar,milliyetler karıştırılmasın diye vardır.Örneğin, bizde sınır güvenlik görevlisi bilir ki, sınır ne yapay bir şeydir ne de amblemdir, çünkü sınırın bir tarafında Rusça konuşulur ve çok içilir, diğer tarafında ise daha az içilir ve Rusça konuşulmaz...''
''Kardeşlerim, insanların günahlarından korkmayın,insanı günahlar içindeyken de sevin, çünkü bu, Tanrı sevgisine benzer bir şeydir ve dünyada sevginin doruk noktasıdır. Tanrı'nın yarattığı her şeyi hem bütün olarak, hem tek tek kum taneciğine dek sevin. Her yaprakçığı Tanrı'nın her ışığını sevin. Hayvanları, bitkileri, her nesneyi sevin. Her nesneyi seveceksin ve Tanrı'nın sırrını nesnelerde kavrayacaksın. Bir kere kavrayacaksın ve artık her gün onu giderek daha çok anlamaya başlayacaksın. Sonunda bütün dünyayı tümüyle ve evrensel bir sevgiyle seveceksin.''
''İnsan doğası mucizeyi reddedecek ve yaşamın böyle korkunç anlarında, en korkunç ve acı veren en temel manevi sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı böylesi anlarda sadece yüreğinin özgür kararıyla yetinecek şekilde mi yaratılmıştır?''