Elle tutulur ne varsa uçup gider, kutsal olan her şey ayaklar altına alınır ve sonunda insanoğlu aklını başına toplayıp yaşamının gerçek koşulları ve kendi türüyle olan ilişkileriyle yüz yüze gelmek zorunda kalır.
"O kadar küçüktüler ki," özür diler gibi. "Ben okyaşınca onlar da hemen parmaklarımı ısırmaya başlıyorlardı, birazcık çimdikliyordum kafalarını, hemen ölüveriyorlardı; çok küçüktüler, ondan işte."