Kapak Kızı İmge: Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, görüntüsü. Sözlük anlamı bu olsa da bence imge sadece bu değil.Hissiyatın tabirinin kelimelerle vücut bulmuş hali hatta bir tür beyin oyunu veya bulmaca... Kitabımı okurken o kadar çok şeyi sorguladım ki... Bir durumu tasvir etmek için hangi koşulların olması gerekir? Bazılarına göre sevmek yalnızca dış görünüşe bağlı bir eylem midir? Eğer kalben ve zihnen bir sevgi, en önemlisi de sadakat yoksa kalpteki niyet ile beyindeki istikrar ebediyen birbiri ile uyuşamıyor mu? Sevmek veya bir insanın içinde bulunduğu hayatı hatta hayat arkadaşını tabiri caizse sadece nefes alan biri olarak görüp sevmeden kendini oyalamak insan psikolojisinde hangi gerekçelerle gerçekleşir veya illa bir gerekçe olur mu? Katalogda gördüğü kadına sırf onu t*hrik ediyor diye dakikada sempati duyan ama daha hayatındaki insana bile saygı duyamayan biri aslında gerçekten hiç sevmemiş midir? Her şey gibi kendini tanımamış olmak da bir tür imge ile ifade edilebilir mi? Kendime okurken sorduğum soruların yalnızca birkaçı... Bana kalırsa yalnızca çok iyi tanıdığın,sevdiğin,bildiğin insanı,olayı tasvir ve tabir edebilirsin.Bilinmezlikleri anlatabilmek için biraz yaşamak gerekir. Ama bu kitapta karakterimiz olan Bünyamin karısını bir "hiç" olarak görüp ç*plak kadın dergilerinde gördüğü başka bir kadına pat diye sempati duyuyor başka bir deyişle onu arzuluyor yetmezmiş gibi arkadaşlarıyla bunun üzerine konuşup katalogdaki kadını karısı ile kıyaslıyor ve bunun nedenini bence pek de bilmiyor veya daha kendini bile tanımıyor. O da olabilir bilmiyorum. İnsan hiç mi sormaz kendine ben kimim ve neden diye? Bu noktada belki de kitap okurken kendimize her defasında sen ne yapardın? Dememek gerekir çünkü kendime bu kadar
kaydettiğim kişiselleştirilmiş eşya ve diy fikirlerini yapmak, hobileri denemek ve ilginç sitelere girmek istiyorum bir de üstüne kaydettiğim nostaljik whimsy animasyonları izlemek istiyorum özellikle sovyet olanları ama istanbulum ve okulum çok vakit alıyor 💔 en sonunda sadece ever after high izleyeceğim 😔 kişilik analizimi yapın: ever after high'da briar beauty, monster high'da draculaura, winx club'da flora, disney prenseslerinde uyuyan güzel aurora, my little pony'de rarity, powerpuff girls'te bubbles, w.i.t.c.h'te cornelia'yı seviyordum
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
youtube.com/shorts/BPIn0VRH... Eftalya Atalar Ç. Ecrin Esvet yücel Elzem akay Elay zemheri t. Emek Karahan... Aklıma bu kadar geldi
Sözlü çalışırken uğraştığım şeylerr
Dün can sıkıntısından doğan bir ilhamla bu listeyi yaptım. Aslında yapar yapmaz atacaktım ama şimdi bi sekilde hocalar denk gelir duyulur görülür (ihtimal 0 fln) geçirmezler diye paylaşamadım fkfdhxksh. Artık ne kadar etki ettilerse bünyeme... Bizim KD hocaları Rüzgarın Adı'ndaki Gizemiye hocaları olsaydı... • Arwyl = Selçuk T. • Kilvin = Murat G. (Bundan o kadar eminim ki disgxks) • Hemme = Murat Ç. • Elodin = Onur I. (Bu fikri aklıma sokan o ikili xkshdk) • Lorren = Derman B. • Elxa Dal = Utku A. • Brandeur = Erdem F. • Herma = İbrahim E. • Mandrag = Özgür D. (Son 3üyle etkileşimim daha az olduğu icin pek emin olamadım)
22/06/2026 Canik Samsun
Yusuf Kaplan Samsun'da Gençlerle Buluştu: "Özünü Kaybeden Özgürlüğünü Kaybeder" *Canik Gençlik Merkezi'nin düzenlediği "Çınar Altı Sohbetleri" programında konuşan yazar ve fikir adamı Yusuf Kaplan, Türkiye'nin eğitim sistemini, medeniyet krizini ve gençliğe düşen misyonu sert bir dille masaya yatırdı.* --- Samsun Canik Gençlik Merkezi Bahçesi, 22 Haziran Pazartesi günü saat 17.00'de Yusuf Kaplan'ın sesiyle doldu. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Canik Gençlik Merkezi'nin "Çınar Altı Sohbetleri" başlığıyla düzenlediği etkinlikte konuşan Kaplan, gençlere dönük keskin tespitler ve yüksek beklentilerle dolu bir söyleşi gerçekleştirdi. "Kolay elde edilen kolay elden gider" Konuşmasında eğitimden medeniyete, yapay zekadan siyasete uzanan geniş bir çerçeve çizen Kaplan, sözlerine Goethe'nin bir cümlesiyle başladı: *"En iyi köleler kendilerini özgür zanneden kişilerdir."* Bu alıntıyı, Türkiye'nin içinde bulunduğu zihinsel krizin özeti olarak sunan Kaplan, aydınlanma düşüncesinin aslında "tam bir karartma operasyonu" olduğunu savundu. Konuşmasında öz, göz ve söz arasında kurduğu bağlantı dikkat çekti: *"Özünüz ne kadar gürse o kadar özgürsünüzdür. Özünüzü kaybederseniz özgürlüğünüzü kaybedersiniz."* Eğitim sistemine sert eleştiri Kaplan, Türkiye'nin mevcut eğitim sistemini ağır biçimde eleştirdi. Fransa'daki eğitimin üçte birinin Katolik Kilisesi kontrolünde olduğunu hatırlatan Kaplan, Türkiye'nin tam aksine kendi değerlerinden kopuk bir eğitim sistemiyle yönetildiğini vurguladı. Bosna'yı örnek gösteren Kaplan, "Onların en iyi okulları medreseler. Onları biz kurduk, onlar korudu — biz koruyamadık" dedi. Bir sivil toplum kuruluşunun üniversite sınavlarında ilk beş bine giren on dokuz bin öğrenciye burs verdiğini aktaran Kaplan, bunu açıkça "devşirme" olarak
Alıntı
Güven çok i n c e bir çizgidir. Onu kalınlaştırarak k ı r ı l m a s ı n ı engelleyen tek şey, ' iki t a r a f l ı ' olmasıdır... Fuzuli