Ben… ben acımayı, kendine acındırmak kadar aşağılık bulurum. İnsan denilen yaratık hayvan değildi ki, onu doyurmakla vicdanımız rahat etsin. Nedir vicdan?
Benden olanla benden olmayanı, gerçek olanla gerçek olmayanı daha iyi ayırabilecektim. Ama aşkın da böylesi bir ortamı gereksediğini nerden bilebilirdi.
Sevdalanmaya gidiyormuşum meğer… Bunu daha önce bir kâhin söyleseydi kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım ama; bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı alt üst ederdim.