tabula rasa

Her geçen yıl daha iyi yaşıyoruz, her geçen gün ise - daha kötü. Bizim oralardan biri sosyalizm zama­nında öyle dermiş. Hayret bir şey, diye tekrarlarmış hemşerimiz, gazetelerde yazdığı gibi her geçen yıl daha iyi yaşıyoruz, ama günden güne hep daha kötü oluyor. Benim durumum da öyle, di­yor babam ve ağrıya rağmen gülümsemeye çalışıyor.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçe­deki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğü­nü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçların­da yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yat­mak istemezsin, ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim ... Yaşlılık uzun süreli, belki de son­ suz bir yataylığa alışmaktır.
Sanırım Ecinniler'de bir yerde, Dostoyevski, insanın mutlu olduğunu bilmediği için mutsuz olduğunu, tek sebebin bu oldu­ğunu söyler.Babam Dostoyevski ile pek içli dışlı olmasa da, tam tersini iddia ederdi. Bir keresinde, sesini hafifçe kısarak -belki bu yüzden aklımda kaldı- bir grup arkadaşına şöyle dediğini duydum: Biz burada ne kadar mutsuz olduğumuzu bilmediğimiz için mutluyuz.

tabula rasa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2025 59. kitabı
Georgi Gospodinov
7.9/10 · 14,7bin okunma
Ölüm bir dil meselesidir aynı zamanda. "Öldü" kelimesi kı­sa ve vurucudur. Son nefesin "d"si ve feryat dolu o son "ü" ha­yatın alfabesindeki son harflerdir. Son seslinin üzerine düşen vurgu, ki o artık sesli bile değildir, son çiviyi çakar ve umuda yer bırakmaz.