"unutulmuş yıpranıp eskimiş ve bu yüzden
soğumuş ama yine de
uzaklarda boş bir yerde oluşmuş
toplam bir hesaba değgin yıldız çarpışmasının
dökümünü yapabilen
ve onu kutsallaştıran son noktada durmadan önce
geceyi gözetleyen
kuşkulanan
fır fır dönen
parıldayan ve düşünen
bir takım yıldızından başka
Her düşünce atılan bir El Zardır"
Anlar
Kafamın bir yerinde, farzımuhal yaşadığım bir hayat var. İş yerime yakın bir ev görüyorum mesela. İsmini beğeniyorum önce, "Makberya." Bahçedeki güller sonra. Hemen tutuyorum orayı,
Şey değil mi bu, "simülasyon teorisi"? :)) Ben de ünlü bir düşünürün sözüyle katkı yapmak isterim: "fazla kafa yorarsan sıyırırsın". Başarılı bir yazı olmuş. 👏
Biri ona birinin onun arkasından korkunç sözler sarf ettiğini söyleyince,
"Benim olmadığım yerde beni dövebilir de," diye cevap verdi.
Kinik Felsefe Fragmanları
Günlük yazarken en büyük zorluk, onu başkaları için yazmadığını unutmaktır... ya da daha çok, yalnızca kendin için yazdığını unutmamaktır ... ya da daha çok, artık bir başkası olunacak bir başka zaman için yazmadığını unutmaktır... ya da daha çok yazarken bir başkası olduğunu unutmamaktır ... ya da daha çok, yazmaya başlar başlamaz bir başkası olunduğuna göre, var olmayan bir kişi için yazdığını, yalnızca kendine anında geri dönecek bir yarar beklememek gerektiğini unutmamak...
"Kısacası bunun, gerçeği hedeflediği ölçüde sahteleşen bir tür olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü yazmak, ister istemez yalanda karar kılmaktır ve edebiyat adı verilen ve gerçekten başka her şeyi amaçlayan bu gerçek türü iş edinmek için kesin kararlı olmak gerekir.
Sonuç, günlük tutmamalı ... ya da daha çok, şayet ille de tutulacaksa günlüğü kendi günlüğün gibi görmemeli. Yazma işine karışıldığında, gerçekliğin karşıtı olan mahremiyete ancak bunun pahasına ulaşabilecek."