tabula rasa

Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
semizotlu düşler
Anlar Kafamın bir yerinde, farzımuhal yaşadığım bir hayat var. İş yerime yakın bir ev görüyorum mesela. İsmini beğeniyorum önce, "Makberya." Bahçedeki güller sonra. Hemen tutuyorum orayı, önünden geçerken “Benim evim,” diyorum. Ama bakıyorum, tutulmuş. Hayalim, gölgeyle gerçek arasına sıkışan boş ev olarak selamlıyor beni o sokağa adım atınca. Bugünkü gibi yağmurlu havalarda, melankolik ikindi vakitlerinde bir başkasının hayatına taşınırım. Söz gelimi, dolaptaki semizotu ile börek mi yapsam diye düşünürken tarifleri açıyorum, sonra yorumlara göz atıyorum. R. Hanım sormuş: "Canım, kesme aparatını nereden aldınız?" Uzun zaman önce, Sivas’tan almıştım, diye cevaplıyor muhatabı. Buradan, Sivas çarşısına geçiyorum, züccaciye dükkanları arasında dolaşıyorum. Osmaniye de çok uzak görünmüyor, günün kalan saatlerinde. Otobüs duraklarının olmadığı bir yerden bir yere gitmenin, dilemekle mümkün olduğu bir yolculuğa çıkıyorum. M. Hanım’ın mutfağında börek hazırlıklarını teftiş ediyorum. Çayı koyuyor, beklemeye başlıyorum. Kendi mutfağımda, semizotu cacığını hazırlamaya başladım bile. Mutfağa giriyorum. Buzdolabına bir bakıyorum, semizotunu pazarda unutmuşum aslında. Evinde semizotu olan birinin hayatına konuk olmuşum zihnimde. Semizotlu evler de beni düşünüyor mu acaba? Kim bilir, siz bunları düşünürken çoktan kayboldunuz bir başkasının zihninde. Aman dikkat edin adımlarınıza. Ses çıkarmayın. Elinizi kolunuzu her yere uzatmayın. Evet, yollarını arıyorum başka biri olmanın. Herhangi biri olabilirim şimdi. Her kim olursa. Yoldan geçen şu adam mesela. Onun hayatına dalıyorum apansız. Yırtıcı ve sabırsız. Merak ediyorum, şu an nereye gidiyor? Evine mi, evine kaç ekmek götürür? Öğlenleri ne yer, ne içer? Karısı var mıdır, sevgilisi? Kimi kimsesi? Onun yerine geçiyorum, evin eşiğinde
Semih isimli okura yanıt verildi
tabula rasa
Teşekkür ederim :) şöyle bir ekleme yapmak istiyorum. yanlış anlaşılmasın kendimi kastediyorum encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:AN...
Günlük yazarken en büyük zorluk, onu başkaları için yaz­madığını unutmaktır... ya da daha çok, yalnızca kendin için yazdığını unutmamaktır ... ya da daha çok, artık bir başkası olu­nacak bir başka zaman için yazmadığını unutmaktır... ya da da­ha çok yazarken bir başkası olduğunu unutmamaktır ... ya da daha çok, yazmaya başlar başlamaz bir başkası olunduğuna göre, var olmayan bir kişi için yazdığını, yalnızca kendine anın­da geri dönecek bir yarar beklememek gerektiğini unutma­mak...
tabula rasa
"Kısacası bunun, gerçeği hedeflediği ölçüde sahteleşen bir tür olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü yazmak, ister iste­mez yalanda karar kılmaktır ve edebiyat adı verilen ve gerçek­ten başka her şeyi amaçlayan bu gerçek türü iş edinmek için kesin kararlı olmak gerekir. Sonuç, günlük tutmamalı ... ya da daha çok, şayet ille de tu­tulacaksa günlüğü kendi günlüğün gibi görmemeli. Yazma işi­ne karışıldığında, gerçekliğin karşıtı olan mahremiyete ancak bunun pahasına ulaşabilecek."
Günlük yazarken en büyük zorluk, onu başkaları için yaz­madığını unutmaktır... ya da daha çok, yalnızca kendin için yazdığını unutmamaktır ... ya da daha çok, artık bir başkası olu­nacak bir başka zaman için yazmadığını unutmaktır... ya da da­ha çok yazarken bir başkası olduğunu unutmamaktır ... ya da daha çok, yazmaya başlar başlamaz bir başkası olunduğuna göre, var olmayan bir kişi için yazdığını, yalnızca kendine anın­da geri dönecek bir yarar beklememek gerektiğini unutma­mak...
Erhan Özdemir isimli okura yanıt verildi
tabula rasa
missprufrock devamı de sizinle aynı fikirde ekleyeyim